1. Ana Sayfa
  2. Değerlendirmeler

Mesleki Eğitimin En Güçlü Halkası

Mesleki Eğitimin En Güçlü Halkası
0

Mesleki eğitim konusunda yazarken konunun öznesi konumundaki öğrenci, öğretmen/yönetici ve sanayicilerin fikirlerini de elimden geldiğince ifade edildiği gibi yansıtmaya çalışıyorum. Whatsappta dahil olduğum “Makinacılar Platformu” grubunu ilgiyle takip ediyorum. Çoğunluğunu makine imalatçısı sanayicilerin oluşturduğu yüz elliden fazla iş insanı öncelikle ve çoğunlukla sektörel ve mesleki konularda paylaşımlar yaparken arada doğal olarak laf dönüp dolaşıp mesleki eğitime de geliyor.

Sektörün temsilcilerini de en çok staj konusu doğrudan ilgilendiriyor. Staj; herhangi bir mesleği edinecek kimsenin geçirdiği uygulamalı öğrenme dönemi veya bir kimsenin meslek bilgisini daha da artırmak, becerisini daha da geliştirmek için, çalıştığı kurumun, kuruluşun değişik bölümlerinde çalışarak geçirdiği dönem olarak tanımlanmaktadır. Staj konusunda Mayıs ayının son günlerinde Aymaksan firması sahibi Cemal bey bakın bu grupta ne demiş? Kendisinden özel izin alarak aynen aktarıyorum.

Değerli meslektaşlarım;

Türkiye’nin Mesleki Eğitim Sisteminin en önemli ve yıllardır halledilememiş sorunudur staj meselesi… Mesleki ve Teknik eğitim, ekonomik kalkınmayı teşvik etmek, istihdamı nitelik ve nicelik yönünden artırmak için önem arz etmektedir. Meslek Yüksek Okulları diğer öğrenim kurumlarından ayıran en önemli yanı, sektöre yönelik nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak olmalıdır.

Teknik ve Meslek liseleri başta olmak üzere, çok sayıda üniversite öğrencilerini yaz ayına girerken bir staj arayışı ve staj yeri bulamamak endişesi sarmakta. Aileler, eş dost ve hatırlı tanıdıklar seferber edilerek uygun staj yeri bulunmaya çalışılıyor. Gençler yapacakları stajların hayatlarındaki ve mesleki gelişimlerindeki etkisinin önemini ve doğru / iyi meslek eğitimi veren yerlere başvuru tarihlerini doğru planlamayı bilemiyorlar. Bu dönemi okulda boşta veya kendilerine mesleki hiçbir katkı sağlamayan yerlerde “Naylon” bir şekilde atlatıyorlar.

Akademik dünya ile reel iş/sanayi dünyası arasındaki iletişimsizlik kendini bu noktada net göstermektedir. Stajyer öğrencinin istihdam edilmesi her işletme için iş koluna/mesleğine sahip çıkmak olarak algılanmalı ve stajyeri işyerinde eğitmek bir sosyal sorumluluk projesi görülmeli.
Hatta stajyer Genç/Okuldan seçilecek tecrübeli ilgili Staj Koordinatörü/Mesleki Oda tarafından atanmış mesleğinde duayen, Bağımsız Denetçinin stajı sonrası öğrenci/işyeri üzerindeki görüşmesi sonrası internet üzerinden yapılacak değerlendirmeyle firmanın finansal reytingine, findeks notuna etki eden bir faktör haline getirilmelidir. Ki firmalarda bu işe ciddiyetle eğilsinler.

Aynı şekilde işyeri yetkilisi de tüm vicdanı ve ciddiyetiyle genci ve okulunu değerlendirmeli, notlamalıdır. Bu da okul ve hocaların reyting notuna etki yapmalıdır. Tabii her iki taraf için bu notlama tüm hassasiyet, dürüstlük ve etik kurallar merkeze konularak yapılmalıdır. Günümüzde bu en zor aşamadır, maalesef.

Öğrencilerin reel iş dünyasından, uygulamadan haberdar olması ve iş hayatına dolu dolu atılması için okulların staj şartı aslında önemli bir fırsattır, fakat maalesef ki mesleğinde iyi yetişmemiş gençler ve/veya artan maliyetler / İSG gibi kuralların getirdiği yaptırımlardan dolayı iş dünyası, firmalar için ise stajyer bir yük olarak görülmektedir. Bir de üzerine günümüz gençlerinin onları zorlayacak, ellerini kirletecek, yoracak veya istemeden girdiği okul/meslek nedeniyle, işe ön yargılı olarak ezberci yaklaşımları sorunu daha da zorlaştırmaktadır.

Çok kurumsal olan büyük şirketler dışındaki, gençlere mesleği daha geniş perspektifte öğrenebilecekleri KOBİ/Mikro İşyerlerinde staj, işletmenin günlük düzeninin bozulması, öğrencileri motive edecek seviyede istihdam yükleri ve şirketin sırtında geçici bir kambura benzer anlam taşımaktadır. O nedenle birçok işletme “Prensip olarak stajyer öğrenci çalıştırmıyorum” diyerek işin başında soğuk/uzak tavrını belirlemektedir. Eğer geri çeviremeyeceği bir referansla staj talebi gelirse (Naylon) staj belgesinin imzalanmasına ancak razı olmaktadır. Bu da ahlaksızlığın daha ilk mesleğe atılma sürecinde başlamasına sebep olmaktadır. Sonra da işletmeler eleman bulamamaktan, gençlerin bu işlerle ilgilenmemesinden şikâyetçi olmaktadırlar.

Staj süreçlerindeki başlıca sorunları;

Öğrencinin uygulama deneyiminin düşük olması, staj yaptıkları kurumlarda mesleki yeterliklerinin yetersiz görülmesinden dolayı kendilerini aşağılanmış hissetmektedir. Bilmediği için bazı tezgâhlardan korkmalarına sebep olmakta, tüm bölümlerde çalışmalarına izin verilmemesi çalıştıkları bölümlerde deneyim kazanmalarına ve becerilerini geliştirmelerine yardımcı olunmaması,

Bazı işyerlerinin stajyere asıl işin yaptırılmaması, günlük getir götür işlerini ve temizlik hizmetlerini yapan bedava işgücü olarak görmesi, öğrencinin meslekten soğumasına sebep olması.

İşyerindeki bir takım personelin stajyerlere gereken ilgiyi göstermemesi, gerekli iş başı eğitimini vermemesi/verememesi, kendisinden zeki genci ezmeye çalışması.

Stajyerlerin işyerinde öğrenci olarak değil çalışan olarak görülmesi ve işyeri yetkililerinin yüksek beklentilere beklentilere girmesi sonucu hayal kırıklığına uğraması.

Stajyerin sorumlulukla baş başa bırakılması, üstlendiği görevin takibini yapılmaması ve takıldığı noktalarda çözüme ulaştıracak tavsiyelerde bulunacak mentör/koç atanmamış olması nedeniyle stajın verimsiz geçmesi.

Stajyerin staj yapacağı firmayı önceden tanımaması, kendi iş hedeflerine uygun olmayan iş yerinde staj yapmaları yüzünden motivasyonlarının azalması, mesleğini tanımaması.

Stajyerin hayata hazırlanmamasından kaynaklı, uzun mesai saatleri, ulaşım ve şirket içi stresli ortamlardan olumsuz etkilenmesi.

Değerli meslektaşlarım varsa sizlerin de bu konudaki görüşlerinizi duymak isterim. Fikir, tespit ve önerilerimizle bu konuya daha fazla ışık tutmalıyız, bir yol bulmalıyız. Geleceğimiz bu gençlerin elindedir. Onları daha fazla motive etmek için neyi nasıl doğru yaparız, hep beraber kafa yormalıyız. Bu konuda başarı için stajyer yetiştirmede başarılı ülkelerden modeller alıp, toplumumuza, ülkemiz şartlarına uygun hale getirmeliyiz. Staj konusundaki başarısızlıklar bumerang gibi eninde sonunda dönerek tarafları çok kötü yaralamaktadır.

Mesleki eğitimi herkesten çok ciddiye alıp derdini meslektaşlarıyla gönül rahatlığıyla paylaşan Cemal beyi tebrik ediyorum. Fikirlerine gruptan itiraz gelmediği gibi söyledikleri çok isabetli tespitler olduğu kabul edilebilir.

İş İnsanı Gözüyle Türkiye’de Mesleki Eğitim adlı kitabım için mülakat yaptığım yetmişiki iş insanı bu konuda kendi arkadaşlarına şu tavsiyelerde bulunmuşlardır. “Mesleki eğitimin değerini sektör temsilcileri olarak yeni algılamaya başladık. Üzerimize düşeni yapmada yetersiz kalıyoruz Doğru anlatılıp yönlendirilebilirsek desteklerimiz artacaktır. Staja kabulde, hakkıyla yapılmasında ve ücretlendirmede daha dikkatli olmalıyız. Hepimiz taşın altına elimizi koymalıyız. Her şeyi devletten hazır bekleyemeyiz. Birilerinin yetiştirmesini beklemeyelim. Erdemli iş insanı olarak insanlığa karşı sorumluluklarımızı bilmeli ve yerine getirmeliyiz. Paylaşma ve aktarma çabasında olmalıyız. Çevremizdekileri geliştirmeye katkı vermeliyiz.”

“Hepimizin işyeri aynı zamanda birer uygulama okuludur. Düşük maliyet için nitelikli elemandan vazgeçemeyiz. İşletmelerimizi ML öğretmen ve öğrencilerine sonuna kadar açmalıyız. Daha fazla zaman, iş ve para kaybetmemek için ME destek vermeliyiz. ME ve ML konusunda bilgi eksiğimizi okullara giderek kapatabiliriz. Her fırsatta ME önemini vurgulayarak farkındalık oluşturmalıyız. ME için kendini-firmasını adayan örnek iş insanlarıyla tanışalım. ME destek işini kanuni zorunluktan değil vicdani görev kabul edelim.” Bu iki paragraf çok şeyi özetlemektedir.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi tarafından hayata geçirilen “Ulusal Staj Programı” kapsamında en az lisans üçüncü sınıf programı olmak üzere belirtilen başvuru şartlarını sağlayan tüm yükseköğretim öğrencilerine tam zamanlı olarak staj imkânı tanımaktadır. Başvurular her yılın mart ayı sonuna kadar kabul edilmektedir. Bunun yanında “digitalstaj.com” gibi özel girişimler de öğrencilere fırsat tanımaktadır.
Temmuz ayı sonunda Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) arasında “Dijital İstihdam Eşleştirme Platformu (DİEP)” projesi tanıtımı yapıldı. Bu dijital platform ile hem öğrencilerin aradıkları işe hem de işletmelerin aradıkları nitelikte elemana yani aranan elemanlara çevrim içi sistem kanalıyla çok daha hızlı bir şekilde erişebilecektir.

Mesleki eğitimde okul-sanayi işbirliği çok önemlidir. OSB’lerde meslek liselerinin açılmış olması işbaşında uygulamalı meslek öğrenmeyi nitelikli hale getirmiştir. Mesleki eğitimi diğer eğitim türlerinden farklı kılan nitelikli becerikli üretken işgücü yetiştiriyor olmasıdır. Ahilik sistemimiz çırak, kalfa ve usta olma sürecini düzenleyerek kurallara bağlamış ve disiplin altına almıştır. İster birey, ister toplum, isterse de ülke olsun üreten her zaman güçlüdür, üreten kazanır ve kazandırır. İş güç sahibi olmak diye deyim ve atasözümüz bunu ifade eder. Mesleki eğitimin iyileştirilmesi, geliştirilmesi ve güçlendirilmesi deyince benim aklıma ilk olarak iş ortamında üretken nitelikli insan yetiştirebilmek ve istihdamın artması gelmektedir.

Son söz; mesleki eğitimin en kritik süreci ve konusu staj/işletmede işbaşında uygulamalı meslek eğitimidir. Mesleki eğitim sistemlerinin en güçlü halkasıdır staj. Son birkaç yıldır bu konuda ülkemizde gerçekten güzel gelişmeler olmaktadır.

Facebook Yorumları
İlginizi Çekebilir

Yazar Hakkında

Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 ile Temmuz - 2022 arası Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğünden sonra halen İstanbul İl Milli Eğitim Şube Müdürü olarak görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

Yorum Yap