Metaverse ve Eğitim -3

Bilgisayar bilimi yenilikleri, insan etkileşimini, iletişimi ve sosyal işlemleri değiştirip zenginleştirdikleri için günlük yaşamda önemli bir rol oynamaktadır. Bu güne kadar sırasıyla kişisel bilgisayarların, internetin ve mobil cihazların tanıtılması etrafında odaklanan üç büyük teknolojik yenilik dalgası kaydedildi. Günümüz açısından baktığımız zaman dördüncü bilgisayar yeniliği dalgası, mekânsal, sürükleyici sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik gibi teknolojiler olarak ifade edilebilir. Bu dalganın (çevrimiçi) eğitimi, uzaktan çalışmayı ve eğlenceyi dönüştürme potansiyeline sahip ve her yerde bulunan bilgi işlem paradigmasını oluşturması bekleniyor.

Metaverse kelimesi iki bileşenli kapalı bir birleşik kelimedir: Meta (Yunanca post, sonrası veya ötesi anlamına gelen önek) ve evren. Başka bir deyişle, Metaverse bir gerçeklik sonrası evren, fiziksel gerçekliği dijital sanallıkla birleştiren sürekli ve kalıcı çok kullanıcılı bir ortamdır. Çevrimiçi uzaktan eğitimle ilgili olarak Metaverse, web tabanlı 2B e-öğrenme araçlarının temel sınırlamalarını giderme potansiyeline sahiptir.

Metaverse içinde, insanlar memnun oldukları görünümlerle kendi avatarlarını veya “tezahürlerini” yaratabilirler. Bu avatarlar çevreleriyle etkileşime girerler, nesneleri ve atmosferleri çevresel bir boyutla grafikler aracılığıyla algılarlar. Aynı zamanda gerçek dünyanın sağlayamadığı veya tam olarak tasvir edemediği birçok deneyimi zenginleştirmeye yardımcı olabilecek sanal sosyal yaşam ile benlik arasındaki bağlantıyı açıklar.

Artık Metaverse, herkesin öğrenme için yenilikçi unsurlarından zevk aldığı, web’de ilham kaynağı olan iyi bilinen bir varlık olduğu söylenebilir. Metaverse, algılanması ve anlaşılması zor olan soyutlamaları, algılanabilen ve anlaşılabilen sanal görüntülere dönüştürmektedir. Metaverse ile birlikte Fen Bilimleri, sosyal bilimler ve çevre gibi konular canlanacak ve anlaşılması daha kolay hale gelerek yeni yaratıcı düşünme biçimleri ortaya çıkabilecek.   Metaverse, sosyal iletişim ve öğrenme kavramını dönüştüren ve öğrenenin deneyimini sanal ağ aracılığıyla asla sahip olamayacakları veya algılayamayacakları şekilde bir gerçeklik dünyasına genişleten temel bir yapıdır.

Metaversede, öğrenci seyahat edebilir ve gerçek bir fiziksel durumda yapılamayan görevleri gerçekleştirebilir. Örneğin; riskler içeren bilimsel bir deney veya çok uzak bir yerde bir okul gezisine çıkmak ve gerçekte zorlu bir görev gibi. Amazon’da bir macera veya Fiji’deki Mercan Sahili’ni görmek için bir dalış gezisi…

Metaverse ayrıca sanal bir gerçekliği çoğaltabilir ve öğrencinin bir uzay ortamına girme, diğer gezegenleri ziyaret etme veya dünyaca ünlü uzmanlarla uygulamalı eğitim alma gibi “Ustalık Öğrenimi” olarak bilinen şeyler aracılığıyla temel becerileri uygulaması için bir model durumu yaratabilir. Bazı durumlarda Metaverse sayesinde, hevesli bir moda tasarımcısı, yabancı alıcıların satıcıyla (neredeyse) tanışmasını ve gerçekten sipariş vermeden önce kıyafetleri (neredeyse) denemesini sağlayan bir butik açabilir.

Metaversede öğretmek ve öğrenmek, kulağa sadece rüyalarımızda mümkün olan uzak bir kavram gibi gelebilir. Metaverse ile çok uzaklardaki insanlarla sanal bir ortamda bulunabilir veya iletişim kurabiliriz. Örneğin;  Fransa’da  sanal bir sınıfımız olabilir ve bu  sınıf yabancı bir ülkedeymiş gibi aynı atmosfere sahip olabilir. Başka bir şekilde Avrupa veya herhangi bir yer de olabilir. Bunun yanı sıra ne kadar uzakta olursa olsun, dünya çapında ortak öğrenim için örnek bir topluluk da olabilir.

Metaverselerden bazıları, öğrencilere konuyu güvenli bir sanal ortamda öğretmek için fizik simülasyonlarına dayanırken, diğerleri tarihi olayların rol yapma simülasyonları olabilir. Bu tür deneyimler, yalnızca bir kitaptaki konuları okumaktan ziyade, deneyimlerde yeni bir öğrenme biçimini temsil eder.

Metaverse ortamlarında sınıflar, bir eğitimcinin ve öğrencilerinin oturum açması için özel sunuculardan oluşabilir. Örneğin; çocuklar okulda bir bilgisayar laboratuarında oturabilir ve hepsi öğretmenleriyle aynı bu sanal dünyaya giriş yapabilir. Öğretmenler, ders planlarına göre sanal ortamlar oluşturarak, bir çocuğun kitaptan okumak yerine deneyimle öğrenmesini geliştirebilir.  Bu durumda, öğretmen bilgisayar monitörleri aracılığıyla tarihi bir dönüm noktasını göstermek için sanal dünyayı kullanabilir. Fakat şunu da bilmek gerekir ki; ancak öğretmen ve öğrenci arasındaki gerçek iletişim gerçek dünyada gerçekleşecektir.

Son olarak şunu ifade edebiliriz; sanal öğrenme deneyimleri, metaverselerin eğitim potansiyelinin en iyi örneğidir. Sanal öğrenme deneyimleri, milyonlarca kullanıcı tarafından oluşturulan dünyada gerçekleşir ve öğrenciler bir okul yerine evlerinde, cihazları aracılığıyla oturum açarlar.

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.