Mükemmeliyetçi Ebeveynlerin Çocukları Acı Çekiyor

Günümüzde okul koridorlarında mutsuz gezen, kimseyle konuşmayan, mutsuz olmanın bir yolunu bulmaya alışmış çocuklar görmek çok kolay. Peki ya mutlu olmaları için onca sebep varken, bu çocuklar neden mutsuz olmayı öğrenmiş?

Evet öğrenmişler, çünkü onlara bu gösterilmiş. Bir işte sarf ettikleri emek yerine, hep sonuç ve hatta sonuçta da elde edilemeyen kısmı söz konusu olmuş. Peki bunu bu çocuklara kim yapıyor. Bu zararı onlara aslında en yakınları veriyor. Mükemmeliyetçi ailelerin tutumları ve izledikleri yol günümüz çocuklarına mutsuz ve tatminsiz olmayı öğretiyor. Bu da onları bir şekilde mükemmeliyetçi çocuklar haline getiriyor. Mükemmel kelimesinden türeyen bir şey nasıl olur da bu kadar zarar verir öğrenmek için, aslında ne olduğunu incelemek gerekir.

Avustralya’daki klinik müdahale merkezi (CCI)’e göre mükemmeliyetçilik üç maddede tanımlanıyor.

• Bir hayli yüksek standartlar için sarf edilen amansız mücadeleler

Mükemmeliyetçi insanların iyi algısı diğer birçok insandan farklıdır. Onlar için iyi olmak en iyi olmak demektir. Kendi dünyalarında yarattıkları iyi algısına ulaşabilmek için zorlu bir uğraşa kendi istekleriyle girmekten çekinmezler ve bu süreçte kendi ihtiyaçlarından dahi yoksun kalabilirler. Bu durumda mutlu olmalarını beklediğimiz çocuklarımız, ailelerinin oluşturduğu iyi algısına ulaşabilmek için pek sağlıklı olmayan bir çabaya girerler. Ama içlerinde bulundukları olumsuz psikoloji bu çabayı sonuçsuz kılar.

• Öz-değerini koyduğu acımasız standartları başarıp başaramadığına göre değerlendirme

Mükemmeliyetçi aileler ve çocuklar kendi değerlerini ancak koydukları hedefe ulaştıklarında kabul ederler ve bu da onları hedeflerine ulaşamadıkları takdirde tatminsiz, mutsuz ve öz-saygısı zede almış bireylere dönüştürür.

• Yüksek standartlar belirleyip bunun kendine zararını tecrübe edip, buna rağmen o standartlara ulaşmakta kararlı olmak

Kişinin hedeflerinin ve bu hedef doğrultusunda hırslarının olması hedefe ulaşma sürecinde olumu bir etkendir, ancak eğer bu hedef ulaşılabilirse. Eğer kişi kendine ulaşılması zor hedefler koyuyorsa ve bu hedefler doğrultusunda kendine zarar verecek şekilde ilerlemekte ısrarcı ise mükemmeliyetçiliğin zarar verdiği noktaya gelinmiş demektir.

Mükemmeliyetçi ebeveynler çok sevdikleri, gelecekleri için kaygılandıkları ve onlar için en iyisini istedikleri çocukları için ne kadar karmaşık bir durum yarattıklarının farkında değiller. Aslında çocuklarında yarattıkları bu mükemmeliyetçi algı belki de önlerine koydukları en geçilmesi zor engel.

Çocuklarınızı daha iyiye çabalaması için kazanamadıklarını ulaşamadıklarını göstermek iyi bir yöntem değil. Onların sonuçlarını değil çabalarını takdir edin. 85 Puan almış çocuğunuza neden 95 değil demeyin.. 100 puanlık bir sınavın 85 puanlık bölümünün üstesinden gelmek için nasıl çalışmış olacağını konuşup takdir edin. Onları tekrar denemeye yönlendirin. Sonucu ne olursa olsun denemeyi öğretin.

Ancak bu şekilde onlar gerçek potansiyellerini ortaya çıkarabilirler. Onları mükemmel yapmaya çalışırken aslında acı çektirdiğinizi görmezden gelmeyin. Bunu değiştirmek için kendinizi değiştirmekten korkmayın.

Kaynak:

Fursland, A., Raykos, B. and Steele, A. (2009). Perfectionism in Perspective. Perth, Western Australia: Centre for Clinical Interventions

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.