Mutluluğun Sırrı

Başlığı okuyunca yüksek bir beklentiye girip sizi hayal kırıklığına uğratmış olmak istemiyorum. Fakat mutlu olmak herkesin hakkı olduğu için varsa bir sırrı buna da beraber karar verelim isterim.

İlk önce siz de isterseniz mutlu olmak ile mutlu görünmek arasında farkı anlamaya çalışarak başlayalım. Çünkü gülen herkesi mutlu, ağlayan herkesi de mutsuz zannetmekle kalmayıp gördüğü her sakallıyı dede zannedenler de var maalesef! Mutlu olmak demek, her zaman gülmek demek değildir.

Her şeyden önce mutlu olmak isteyen insan kendisi ile barışık olup, kendisini olduğu gibi kabul etmelidir. Kendisini daha farklı, yakışıklı, güzel ya da karizmatik göstermeye yönelik aşırı çabalar sağlıklı bir psikolojiye işaret etmez. Neyseniz o olacaksınız, elbette makul anlaşılır gayret ve çabalar olmakla birlikte uzun süre süslenmeye, kıyafete ve makyaja zaman ayırmak bireyin kendisini olduğundan çok farklı gösterme çabasında olduğunu düşündürür. Bu durum da kendisini kabul etmediğini, sevmediğini ve başka biri olmak istediğini akla getirir. Oysa kişi kendisinin olumlu ve olumsuz özelliklerini kabul etmelidir. Mükemmel olamayacağını kabul etmekle birlikte eksiklerinin farkında olur ve kendini geliştirmeye çalışır.

Mutlu insanlar kendini tanır ve anlar. Duygularının farkında olup karar alırken doğru kararlar almaya çalışır. Bir kere karar aldıktan sonra da sonuçlarına katlanır. Hatalı karar almışsa bunu anladığı zaman hatasında ısrar etmez, öz eleştirisini yapar ve hatasını anlayıp değiştirecek öz güvene sahiptir. İhtiyaçlarının farkındadır, onları karşılamak için meşru ve doğru işler yapar. Çalmaz, çırpmaz…

Mutlu kişi, insanlara karşı koşulsuz sevgi ve saygı gösterir. Hayata her zaman pozitif bakar ve yaşama sevinci ile doludur. Bununla birlikte hoşlanmadığı kişileri kırmadan onlardan uzak durmaya çalışır. Duygularını tanır ve hislerine güvenir. Aşırı mutlu görünmeye çalışıp herkese gülücükler de dağıtmaz. Genellikle güler yüzlü ve tebessüm edebilirler fakat gerektiğinde yüz ifadelerinden üzgün, durgun ya da öfkeli olduklarını çabuk belli ederler. Bu nedenle samimidirler ve içten davranırlar. Mutlu insanlar içten pazarlıklı değildirler ve gizli amaçlar peşinde koşmazlar. Yakın çevresindeki kişilere karşı ilgili ve saygılıdırlar. Mutlu insanlar genellikle sakin, uyumlu ve bir işte çalışan insanlardır. Bu kişiler değiştiremeyeceği problemlerle değiştirebileceği problemler arasındaki farkı anlar, değiştiremeyeceği şeylere uyum sağlarken, değiştirebileceği şeyler için de çözümler geliştirir. Mutlu insanlar genellikle başladığı işi bitirmeyi severler.

Siz de buraya kadar sabır ve dikkatle okumuş olduğunuz için mutlu olmayı hak ediyorsunuz. Çünkü mutlu olabilmek için benim yazıma katlanmak zorunda kaldınız. Bu çabanızı bence karşılıksız bırakmamalısınız. Kendinizi sevin, kendinize saygı duyun ve asla başkalarının sizi üzmesine fırsat vermeyin. Elinizden geleni vicdanen yaptığınıza inandığınız her konuda sonuç ne olursa olsun, olumlu ya da olumsuz kendinize olan sevgi ve saygınızı asla kaybetmeyin.

Ve son olarak buraya kadar okumuş iseniz siz mutlu bir insansınız çünkü mutluluğun sırrını merak ediyorsunuz. Mutlu kalın.

Facebook Yorumları
Kerim CANDAN hakkında 66 makale
İlk, orta ve üniversite öğrenimini Konya’da tamamladı. 2002 yılında Selçuk Üniversitesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünden mezun oldu. Sırasıyla Beyşehir Bahçelievler Kasapoğlu İlköğretim Okulu ve Bozkır Lisesinde Psikolojik danışman ve Rehberlik Öğretmeni olarak görev yaptı. Vatani görevini 2005 yılında Siirt 3 üncü Komando Tugayı Rehberlik Danışma Merkezinde Sağlık Teğmen olarak tamamladı. Halen, Meram Rehberlik Araştırma Merkezinde Özel Eğitim Bölümünde görev yapmaktadır. Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalında yüksek lisans tez çalışmasını tamamlamıştır. Çocuk gelişim ve zeka testleri uygulayıcı eğitimi, aile eğitimi gibi seminer ve kurslara katılmıştır. Konya İl Emniyet Müdürlüğünün “Toplum ve Güvenlik Güçlerinin iletişimi” temalı AB projesinde görev almış ve çeşitli Avrupa Ülkelerine proje ve çalışma ziyaretlerinde bulunmuştur. Evli ve 4 çocuk babası olan Candan, ilk olarak Bozkır Postası gazetesinde yazarlığa başlamış olup, sonrasında da, Konya Hâkimiyet Gazetesinde, aile, toplum, eğitim ve çocuk psikolojisi üzerine pazartesi günleri köşe yazıları yazmaktadır. “EBEVEYN NOTLARI” ve "KENDİME RAĞMEN BEN" adlı yayınlanmış kitapları bulunmaktadır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.