Okullarda Unutulan Değer: Mutluluk!

Okullara ve eğitime ilişkin pek çok araştırma, atölye ve uygulamalar kendi içinde tutarlı bir amaç gözetse bile okulun en temel amaçlarından biri hep atlanmış gözüküyor. Bu amaç; içinde “yaşayan” bireylerin, diğer bir deyişle, okulun iç paydaşlarının mutluluğunu sağlamaktır. Kısacası onlara örgüt içinde bir içsel huzur ortamı yaratmaktır.

Mutlu öğretmen ve mutlu yöneticinin olduğu yerde mutlu öğrenci de olacaktır. Mutluluğun sağlanması okul içi ve dışı pek çok faktöre bağlıdır ve bu faktörlerden sorumlu kişiler başta eğitim yöneticileri ve yerel yöneticilerdir. Mutlu okul, beraberinde mutlu sınıfların oluşmasına da motivasyon sağlayacaktır. Mutlu sınıf ve mutlu okul demek mutlu toplum demektir.

Bu bağlamda; öğretmenler sınıflarını ve derslerini öğrencilerinin mutluluğunu sağlamaya yönelik kurgulamalıdır diyebiliriz. Sistem, test, müfredat odaklı bir eğitimin öğrencilerde mutluluk yaratmadığı açıktır. Mutlu insanların yaşadığı, huzurlu bir sınıf ortamı en etkin öğrenmelere de ev sahipliği yapacaktır. Baskı ortadan kalktığında sınıf içi ve dışı disiplin sorunları da azalacaktır.

Huzurlu bir sınıfın ve okulun yaratılmasında öğretmenler otorite figürü olmak yerine, bilginin birlikte üretildiği “öğrenen okulun” aktörlerinden biridir. Öğrenciler ve öğretmenler “öğrenme yoldaşıdır.” Sevgi, saygı çerçevesinde görev ve sorumluluklarını bilen okul aktörleri huzurlu bir ortamın yaratılmasına katkı sağlarlar. Yarışma kültürü yerine sınıf içi işbirlikli çalışmalar tercih edilir. Öğrenciler belirli sorumluluk ve yetkileri üstlenebilir. Öğrenmenin coşkusu ve hazzı paylaşılır.

Eğitim sistemimizin geldiği noktada mutluluk gibi kavramların okullarda önceliklendirildiğini söylemek zordur. Onun yerine; bilgi aşılama, beceri kazandırma ve tutum geliştirme gibi ikincil hedeflere yönelinmektedir. Oysa insan mutlu ve huzurlu olmadığı bir ortamda ne bilgi, ne beceri ne de herhangi bir tutum veya değer kazanmaya meyilli olacaktır. Hele ki bunlar belirli okullara giriş, sınıf geçme vb. aşamalarla ilişkilendirildiğinde zaten huzursuz olan öğrencilerin stres düzeyleri daha da yükselecektir.

Okul bir yaşam alanıdır. Günümüzün büyük kısmı okullarda geçmekte; öğrenci ve öğretmenler kendi ailelerinden çok birbirleriyle vakit geçirmektedir. Bu denli canlı bir yaşam alanına sahip olan okulların mutlu öğretmen ve mutlu öğrencilere de sahip olma hakkı vardır. Elbette bu noktada hepimize sorumluluk düşmektedir. Sevgi ve selamlarımla.

Erdem Oklay

Eğitimci

www.erdemoklay.com

Facebook Yorumları
Dr. Erdem Oklay
Dr. Erdem Oklay hakkında 24 makale
Aktif öğretmenlik yaşamına 2008 yılında MEB’de başlayan Oklay, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde eğitim yönetimi ve deneticiliği alanında yüksek lisansını, “Eğitim Örgütlerinde Toplam Kalite Yönetimi Uygulamaları” üzerine tamamlamış ve 2012 yılında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde aynı alanda doktora eğitimine başlamıştır. Oklay, doktorasını “Muhalif Öğretmen Kimliği ve Deneyimlerini” Eleştirel Pedagoji kavramları üzerinden yorumlama çalışması ile almıştır. ​Bu süreçte akademik ve mesleki çalışmalarına da ağırlık veren Oklay’ın, çeşitli bilimsel dergilerde yayımlanmış makaleleri ve akademik kitap bölümleri bulunmaktadır. Bunlar arasında Springer yayınevi tarafından basılan “Leadership and Organizational Outcomes: Meta-Analysis of Empirical Studies” isimli eserde iki adet İngilizce kitap bölümü de mevcuttur. Katılımcı olarak yer aldığı pek çok bilimsel toplantının yanında Oklay’ın ulusal ve uluslararası çeşitli kongrelerde sunmuş olduğu bildirileri de bulunmaktadır. ​Akademik yaşamından elde ettiği deneyimleri okuldaki pratik eğitim deneyimlerine transfer etme noktasında Oklay, çeşitli TÜBİTAK projelerinde yürütücü ve katılımcı olarak bulunmuş, 2023 vizyonu kapsamında düzenlenen il çalıştayına temsilci olarak katılmış ve İsviçre’nin Cenevre şehrinde bulunan CERN’de Türk Öğretmen Çalıştayı kapsamında eğitim almıştır. Çalışmaları neticesinde 2015 yılında MEB tarafından “yılın fark yaratan öğretmenlerinden” seçilen Oklay, akademiden kazandığı teorik eğitimi, eğitim sahasının pratikleri ile bütünleştirme yolunda çalışmalarına devam etmektedir. Kendisini bir “fikir işçisi” olarak tanımlayan Oklay, hizmetiçi ve online eğitim faaliyetlerine de ilgi göstermiş; bu kapsamda ÖRAV tarafından düzenlenen “Öğrenen Lider Öğretmen Eğitimine” katılmış ve etkili öğretmen sertifikası kazanmıştır. Bununla birlikte; “Çocuklar için Felsefe”, “Group Life Coach Practitioner”, “New NLP İletişim Becerileri”, “Liderlik ve İşletme Yöneticiliği” ile “Yönetim ve Organizasyon” alanlarında da eğitimler almıştır. Oklay halen Harvard Üniversitesi bünyesinde açılmış olan “Introduction of Family Engagement in Education” programına kayıtlıdır. ​Çalışmalarını eğitim sosyolojisi, eğitim politikaları, eleştirel pedagoji, öğretmen eğitimi, örgütsel yönetim ve davranış ile nitel araştırma tasarımları gibi alanlarda yoğunlaştırmış olan Oklay, bilim ve medeniyetler tarihine de ilgi duymaktadır. Çeşitli internet sitelerinde yazdığı onlarca köşe yazısının yanında Oklay, Eğitim Her Yerde sitesinde içerik editörlüğü ile Yeni Nesil Öğretmen Girişiminde eğitim uzmanı ve organizatörlük görevlerini de sürdürmektedir. Eğitim politikaları ve sosyal analizlere dair kişisel bloglarını bu sitede toplayan Oklay, iyi derecede İngilizce bilmektedir.

2 yorum

  1. Sevgili öğretmenimiz, değerli hemşerimiz ve meslektaşımız;
    seni tanımak harika. Hem güzel ilimiz AYDIN’dan çıkman hem de benim de önemli bularak yetiştiğim Eğitim Yönetimi alanında yetişmen beni mutlu etti.
    Makalende Mutlu Okul üzeine düşüncelerini paylaşıyorsun. Şüphesiz ki çok sihirli bir konu. Zira mutluluğu yeşerttikçe çoğaltabileceğimiz bir yaşam alanıdır okullarımız. Daha katmerlisi de toplumun yapı taşlarını oluşturacak harçlar gibi gördüğümü çocuklarımıza o mutluluğu aşılayabildiğimizde yarınlarımız için daha güvenle ve heyecanla bakabilmemizin yolu da açılacaktır.
    Çok teşekkür ediyorum.

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.