Psikolojik Mide Bulantısı

Oturmuş vahşi doğada hayatta kalma ile ilgili belgeselimi güzel güzel izliyordum. Hayatta kalma uzmanımız zor şartlar altında yiyecek bulmayı anlatıyor, bir yandan anlatıyor bir yandan da fil dışkısını eşeliyordu. Neymiş efendim, filler yedikleri besinin yarısını sindiriyormuş, pisliklerinde sindirilmemiş bir sürü meyve bulunabilirmiş  ( hala eşeliyor). Fil dışkısının içinden çıkardığı birkaç meyve çekirdeğini yıkadıktan sonra kırıp içlerini yedi. Bildiğiniz klasik belgesel işte, ta ki uzmanımız şu cümleyi kurana kadar: ‘’ Gayet faydalı bir besin tabi psikolojik mide bulantısı sonucu kusmazsanız!’’ ve ampul yanar!

Kusmanın bir sürü nedeni var hem de bir sürü. Ben burada psikolojik kaynaklı olanları ifade etmeye çalışacam. Önce eskilere çok eskilere gidelim.Evrimcilere kusma bir reflekstir ve zararlı besinlerin vücuttan hızlıca atılmasını sağlar ki iğrenme duygusu bu zararlı besinlere karşı geliştirilmiş bir davranıştır derler. Haklılar mı haksızlar mı bilmem ama bildiğim bir şey varsa beyinde bulunan Medulla Oblangata’nın bu işte epey rol oynadığıdır .


Kusma, beynin ‘medulla oblongata’ bölümünün arka kısmında bulunan ‘kusma merkezi’ tarafından düzenlenir. Bu merkez, beynin duygusal, görsel ve işitsel bölgelerinden, iç kulak ve sindirim sisteminden gelen uyarıları alır ve bunlara kusma/bulantı şeklinde cevap verir.

Örneklerle açıklamak daha kolay olacak. Kusma merkezi beynin duygusal uyarıları sonucu harekete geçebilir:

Sevgilisinden ayrılan kızımız ağzına bir lokma yemek koyunca hemen kusuyor.

Sınava giren gencimiz stresten (duygusal uyarım) dolayı midesi bulanıyor.

Görsel/Kokusal uyarıcılar:

Bir insan cesedi görmek. Bozulmuş yemek/et görmek ve koklamak.

İşitsel uyarıcılar:

İltifatlar karşısında midede kelebeklerin uçuşması. Tehditler karşısında sindirim sorunları yaşanması.

İç kulak uyarılarına bağlı bulantı dengeyle ilgili. Örneğin çok dönünce başın dönmesi ve midenin bulanması. Sindirim sistemi uyarıları ise medulla oblangatayı genelde zehirli gıdalarla ilgili uyarır.

Elimden geldiğince ayrı ayrı vermeye çalıştım örnekleri ama çoğu kez hepsi el ele verir öyle bulandırırlar midemizi. Bir insan cesedi gördüğümüzde hem koklamış hem görmüş hem de duygusal olarak uyarılmışız demektir. Çoğu kez doğal olarak kabul edebileceğimiz  bu durum bazen zorlayıcı olabiliyor. Örneğin: sınavlara hazırlanırken, sevgiliden ayrılmışken, hayatta kalmak için idrarımızı içmemiz, fare yememiz , fil dışkısından çekirdek ayıklamamız gerekirken. Abarttığımı düşünenlere Suriye ve Yemen de açlıktan ölen insanları  hatırlatmam yeterli olacaktır galiba. Çoğu ölmeden önce yukarıda saydığım şeyleri denemişlerdir. Allah hiç kimseyi böyle zor durumlara düşürmesin.

Bu zor durumlar bir yana her şeyden tiksinen midesi hemen bulanan ve kusan insanlar da var. Bu arkadaşlarımız nasıl bu kadar hassas olabiliyor?

Medulla oblangatanın çok çalışması mı desem çalıştırılması mı desem bilemedim. Gözlemlerim çok çalıştırıldığını fısıldıyor bana. İnce bir hanım efendi, beyefendi olabilmek için bol bol tiksinmek gerektiğini düşünen arkadaşlar maalesef medulla oblangatalarını istemeden geliştiriyor gibiler. Ben bu yemeği hayatta yiyimem ıyyy, bu elbise iğrenç, adamın tipi mide bulandırıcı … ifadelerini çokça kullanan gençlerin stres (ayrılık, sınav vb.) karşısında epey mide sorunları yaşayacaklarını tahmin edebiliyorum.

Çözüm: medulla oblangatamızı terbiye edeceğiz. Beğenmediğimiz bir yiyeceği yiyen insanları izlemek ve onların çok sağlıklı olduğunu (yerken de gayet mutlular) gözlemlemek tiksinmeye ciddi bir darbe vuruyor. Ondan sonra ufak ufak yeme denemeleri yapıp bu duygumuzu daha kontrol edilebilir bir seviyeye getirmemiz gerekiyor. Bence en önemlisi de konu gözetmeksizin (yiyecek, giyim ,hal ve hareket, renk vb.) duygularımızı ifade ederken iğrenç , mide bulandırıcı, tiksinç… gibi ifadeleri kullanmamak. Bunun yerine tadını beğenmedim, rengini sevmedim çok kapalı, tadı çok ekşi deyin. Bu tarz ifadeler psikolojik stresleri artık mide ağrısı/bulantısı yerine kendimizi konuşarak ifade etmemize ve daha sağlıklı bir bedene sahip olmamıza yardımcı olacaktır diye düşünüyorum.

İletişim: savas.m.oglu@gmail.com

Facebook Yorumları
Psikolog Savaş
Psikolog Savaş hakkında 19 makale
2015 Marmara Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, 2018 İstanbul Esenyurt Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans mezunuyum. Uzmanlık alanım Depresyon ve Travmadır. Elimden geldiğince sizin için psikolojiyi eğlenceli hale getirmekten büyük keyif alıyorum.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.