Yeni Eğitim-Öğretim Yılına Başlangıç ve Güçlü Dijitalleşme

Uzaktan eğitim alt yapımızdaki gelişmelerle birlikte ülkemizde 31 Ağustos itibariyle devlet okullarımız yeni eğitim–öğretim yılına başlarken, özel okullarımız ise 17 Ağustos tarihinden itibaren eğitim-öğretim faaliyetlerini uygulamaya koyacaktır. Virüs salgını tedbirleri kapsamında 2020-2021 eğitim–öğretim yılına önce sağlığımız ilkesiyle dijital ortamda başlayacağız. Ülkemizin iletişim başlığı altında tüm dallardaki gelişimi ve vizyon odaklı faaliyetleri sayesinde hiçbir endişe duymadan rahatlıkla yerli dijital materyallerimizi öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize sunabilmekteyiz. Uzaktan eğitim alt yapısının gelişmesi eğitimin dijitalleşmesi bakımından da önemli bir basamak oluşturmaktadır.

Ülkemizdeki okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademeleri için tüm eğitim kurumları açısından hem uzaktan eğitim hem de yüz yüze sağlanacak eğitim modellerinde yenileşme sağlanacaktır. Milli Eğitim Bakanı Sayın Prof. Dr. Ziya Selçuk okulların 31 Ağustos’ta uzaktan eğitimle açılacağını, 21 Eylül’den itibaren ise kademeli olarak yüz yüze eğitime geçileceğini belirtmiştir. Bu yapılacak faaliyetlerden de anlaşılacağı üzere uzaktan eğitim sisteminde yapılan yenileşme ve değişim çalışmalarının ışığı yüz yüze eğitime de olumlu yansıyacağı düşünülmektedir. Ülkemizin virüs salgını öncesi uzaktan eğitim alt yapısı çalışmalarının hızlandırılmış olması virüs salgını ve sonrasında bu sistemi geliştirerek vizyon odaklı faaliyetleri öne çıkarmak eğitim alanında krizi fırsata çevirdiğimiz dönem olarak kabul edilmektedir.

Peki ülkemizde vizyon odaklı eğitim olarak dijitalleşmenin gücünü yüz yüze eğitimde yardımcı bir materyal olarak sınıf iklimine nasıl taşıyabiliriz? 21 Eylül’de Bilim Kurulu tarafından tavsiye edilen sınıflarda aşamalı ve seyreltilmiş şekilde yüz yüze eğitime her kademedeki öğrencilerimize bir sınıfın penceresi, tahtası veya sırası olarak hissettirmemiz elbette çok kolay;

  • Yüz yüze eğitimde kullanacağımız dijital materyalin derse göre tanımlanması ve bilinçlendirilmesi,
  • Hibrit eğitim modeli olarak öğrencilerin hem okulda göreceği dersleri yüz yüze işlemek hem de yüz yüze dışındaki eğitimlerden okulun kontrolündeki dijital materyalden yararlanması,
  • Okulda yüz yüze gördüğü derslerden sonra online veya asenkron diye tanımladığımız video izletilmesi,
  • İlerleyen süreçte herhangi bir değişiklik olmaması durumunda şimdilik bazı online derste görüntü olmadığı için tüm dijital materyallerde çocuğun aktif katılıp katılmadığının belli olabilmesi,
  • Asenkron uygulamalarda canlı olarak öğrencinin izleyip izlemediği takip edilebilmesi için her dijital platform için öğrenci portföyünün hazırlanması,
  • Soru sayısı ve kat sayısı fazla olan dersler yüz yüze eğitimde ağırlık kazanabildiği için dijital materyaller ile desteklenmesi ve diğer derslerin ise zaman tasarrufu bakımından sadece uzaktan eğitimle verilebilmesi,
  • Sadece uzaktan eğitim ile verilen derslerin aynı zamanda destekleme ve yetiştirme kursları aracılığıyla aynı müfredat üzerinde telafi derslerinin sağlanabilmesi,
  • Belirli sınıf düzeyleri yüz yüze eğitime başlamasından sonrasında diğer kademelerin geçişinin oluşturulabilmesidir.

Uzaktan Eğitim TRT EBA TV, EBA İnternet ve Canlı Ders Sistemiyle Sürdürülecek

‘TRT EBA TV’: Milli Eğitim Bakanlığı uzaktan eğitim sürecinin başlamasıyla birlikte TRT ortaklığıyla EBA TV’leri platform olarak ortaya çıkarmıştır. Uzaktan eğitimde derslerin takibi yine bu kanallardan da yapılabilecek ve kayıtlar daha sonra izlenebilecektir. EBA TV İlkokul, EBA TV Ortaokul, EBA TV Lise kanallarında yayınlanacak haftalık program bakanlık tarafından duyuruya çıkılacaktır.

‘EBA internet’: ‘eba.gov.tr’den öğrenciler konu anlatım videolarına erişebilmesiyle birlikte deneme sınavları ve testlere ulaşabilecektir. Öğretmenler bu kanal üzerinden öğrencileriyle etkileşim içerisinde bulunabilecektir.

‘Canlı ders’: Her öğrenci Eğitim Bilişim Ağı platformu üzerinden kendi sınıfında canlı derse katılabilecektir. Öğretmen, sınıfındaki öğrencileriyle dersi senkronlu bir şekilde canlı olarak izleyebilecektir.

Sonuç olarak ülkemizin eğitim yönündeki dijitalleşmenin gücünün verimli ve etkin kullanılabilmesi için mevcut teknolojiyi kullanmaktan ziyade teknolojiyi anlamak, dersi için değerlendirerek analitik düşünmek ve buna teşvik etmek, dijital okuryazarlık kapsamında faaliyetlerde bulunmak gerekmektedir. Yüz yüze verilen tüm dersler ile dijital materyallerin entegre edilmesi elbette verim sağlayacaktır. Böylelikle okulların teknolojik yapısının yanında öğretmenin niteliği, desteklenmesi ve veli desteği çok önemli bir etken olacaktır.

Sefa Sezer

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.