Yeni Sınav Sistemi Öğrencilerin Üzerindeki Yükü Almış Olabilir mi?

Liselere geçiş sistemi ile ilgili yapılan değişikler öğrencilerin üzerinden büyük bir yükü kaldırmış olabilir mi?

Ben kaldırmış olabileceği kanısındayım. Eğitim sistemimiz tüm öğrencilerin aynı akademik başarı ile ölçüleceği, aynı ortamda yarıştırılacağı bir sistem üzerine kurulmuş vaziyette. Sınavın zorunlu olduğu zamanda ister önemli, ister önemsiz olsun, eğitimin olumsuz etkeni olan sınav lafı bile öğrenci üzerinde stres yaratmaktaydı. Yılda iki defa yapılan bu sınavlar öğrenciye yalnızca stres yaratmakla kalmıyor, şaşkınlık yaratıyordu.  Okulda farklı disiplinlere sahip öğretmenlerin anlattığı dersler ile ortak sınavlarda çıkan sorular öğrencilerde büyük şaşkınlık yaratmaktaydı. Ülkede yaşanan öğretmen eksikliği, ders kitaplarının sınav sistemlerine göre yeterli olmayışı (Test çözme) gibi konular öğrencilerin merkezi sınavlara yeterince iyi hazırlanmasına mani olan birkaç etmenden birkaçı idi.

Öyle ki Milli Eğitim Bakanlığı’ da bu ve buna benzer eksikleri görüp, EBA gibi dijital platformlarda kazanım testleri yayınlamaya, takviye kursları açmaya başlamıştı. Bütün bu gerçekler dikkate alındığında okulda yalnızca müfredat yetiştirmeye odaklanmış ve geçirebileceği olası müfettiş teftişinde kendisine müfredatı yetiştirip yetiştiremediği sorulacak olan öğretmen, ders saatleri içinde öğrencilerini bu merkezi sınavlara göre hazırlamak yerine müfredattaki konuları eksiksiz vermekten başka bir şey yapmıyordu.

Tüm okullar, tüm öğretmenler böyle yapıyor demek doğru olmayabilir. Fakat okulların bir çoğu bu durumda idi. Bu gerçeği gören veliler çocuklarını özel okullara göndermeye başlamış, özel okullar öğrencilerine iyi eğitim vermenin yanı sıra, öğrencilerini merkezi sınavlara yetiştirerek, onların iyi liselere gitmelerini sağlamaya, kendileri de bu başarıları ile isim yapmaya çalışıyorlardı.

Yeni sistem de ise öğrencilerin tümü sınava girmek zorunda olmadığı için tüm veliler öğrencilerinin not ortalamalarının illa 100 olması gerektiği kanısından sıyrılabilir, öğrencilere verilen performans ve proje ödevlerini evde kendilerini yapmaktan kurtulabilirler.

Tüm bunlar düşününce öğrenci zorunlu sınavdan, anlamadığı derslerden bile 100 almak zorunda olmaktan, binlerce test sorusunda, soru örneklerinden kurtulmuş olabilir. Böylece kendisini evine daha yakın olan okula gideceğini bilir, kendisini buna göre hazırlar. Test çözmek zorunda olduğu zamanları kitap okuyarak, resim çizerek, müzik yaparak geçirebilir.

Kurslara ayırdığı zamanları, yüzme, tenis, basketbol, bağlama, gitar kurslarına ayırabilir, yeteneklerini keşfedebilirler. Buralarda geçirdikleri zamanda kendilerine olan özgüvenleri artar, başarı duygusunu tadar, disiplin edinir, okullarda yaptıklarının yanı sıra, sporda, müzikte çevre edinir, hayatın yalnızca okul başarısından ibaret olmadığını görüp mutlu olmanın yollarını keşfetmiş olur.

Öğrencilerimizin geleceğimizin kurucuları olduklarını düşününce , gelecek nesillerin daha mutlu, daha aktif olması, sporla, müzikle, bilimle daha iç içe olması biz büyükler içinde büyük avantaj diye düşünüyorum.

Sınav stresi olmadan, ailelerin çocuklarına haydi kalk test çöz demediği, birlikte kitap okuyalım mı? Birlikte spor yapalım mı? Laflarının döndüğü bir aile ortamı yaratabileceği için, liselere geçişte uygulanacak olan yeni sistem öğrencilerimiz ve aileler için çok daha iyi olduğu kanaatindeyim.

Sınavsız eğitim kaliteli eğitimin birincil koşuludur.

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.