1. Anasayfa
  2. Bilgi Bankası

Zihin Yetersizliği Olan Öğrencilere Sosyal Beceri Öğretimi

Zihin Yetersizliği Olan Öğrencilere Sosyal Beceri Öğretimi
0

Zihin yetersizliği, doğum öncesi, doğum sırası veya doğum sonrasında yaşanan bazı problemlere bağlı olarak yaşamın erken dönemlerinde başlayan zeka, iletişim, öz bakım ve sosyal etkileşim gibi alanlarda yetersiz olma durumudur.

Zihin yetersizliğine sahip bireylerin yetersizlik yaşadığı alanlardan biri de sosyal becerilerdir. Sosyal etkileşim uyum davranışlarında bozulmalar yaşayan bireylere sosyal beceri öğretimi yapmak mümkündür. Bu yazıda da öncelikle sosyal becerinin tanımı yapılmış olup zihin yetersizliği olan öğrencilere sosyal beceri öğretimi konusuna üç farklı yöntem ile değinilmiştir.

Sosyal Beceri

Sosyal beceriler, iletişim başlatma, iletişimi sürdürme, istekleri ve duyguları ifade etme, grupla çalışma, yardım etme, paylaşma, toplu taşıma araçlarını ve toplumsal kaynakları kullanma gibi becerileri kapsayan toplumsal değer yargılarıyla belirlenen ve içinde bulunulan sosyal ortama göre değişen öğrenilmiş davranışlardır. Bireyin toplum içinde etkin ve bağımsız bir şekilde yaşayabilmesi, ihtiyaçlarına yanıt bulabilmesi ve kendisinden beklenenleri de yerine getirebilmesi bakımından oldukça önemlidir (Alptekin, 2012). Zihin yetersizliğini olan öğrencilerin sosyal becerileri edinmeleri okula uyum becerilerini etkileyerek akranları tarafından kabul görmelerini sağlarken diğer bir yandan da akademik ilerlemelerini olumlu yönde etkileyerek okul başarısını artırmaktadır. Bu nedenle bu öğrencilerin sosyal kabullerini ve sosyal ortamlara katılımlarını artırmak için sosyal becerileri kazandırmak gereklidir (Alptekin, 2012). Zihin yetersizliği olan öğrencilere sosyal beceri öğretimi gerçekleştirilirken bazı yaklaşımlardan yararlanılmaktadır. Bu yaklaşımlardan “sosyal öykü ile öğretim”, “video model ile öğretim” ve “doğrudan öğretim yöntemi”ne yer verilecektir.

Sosyal Öykü ile Öğretim:

Sosyal öyküler, sosyal becerileri öğretmek ve çocukların karşılaştıkları sosyal durumlara karşı tepki verebilmelerini sağlamak amacıyla belli bir kurala göre yazılan kurgusal kısa öykülerdir. Bu öyküler rutindeki değişikliklere uyumu kolaylaştırmak, başkalarının davranışlarının nedenlerini anlayabilmek, doğum günü vb. özel olayları açıklamak ve öğrencinin başarılarının farkına varmasını sağlamak gibi amaçlarla  yazılabilmektedir. Bu öyküler sosyal farkındalığı arttırarak bireyin yaşadığı sorunları anlamlandırabilmesine ve çözüm üretebilmesine katkı sağlamaktadır. Ayrıca bu öyküler “kim, ne, nerede, ne zaman ve niçin” sorularına yanıt vererek sosyal etkileşim için uygun ve gerekli bilgileri de sunmaktadır (Gül, 2012). Sosyal öykülerin faydalarına bakıldığında görsel uyaranlar içermesi, her öğrencinin bireysel özelliklerine, gelişimine ve ihtiyaçlarına göre yazılması, bir defa yazıldıktan sonra tekrar kullanılabilmesi, uyum becerilerinin öğretiminde ve davranış problemleri ile başa çıkmada etkili olarak kullanılabilmesi, okul dışı ortamlarda da ebeveynler ve aile üyeleri tarafından kolayca kullanılabilmesi, maliyet açısından kullanışlı olması vb. nitelikler barındırmaktadır. Buna karşın sosyal öykülerin sınırlılıklarına bakıldığında genellikle sınırda zeka ya da hafif düzeyde zihinsel yetersizlik tanısı olan bireyler gibi yüksek işlevli bireylerde etkili olması ve iyi düzeyde okunanı anlama becerisi gerektirmesidir. Sosyal öykülerin hazırlanışı aşamasında sosyal öykülerin yazımı ve cümle türleri ile sosyal öykü yazma aşamaları olarak iki noktada ele alınmaktadır (Gül, 2012).

Video Model ile Öğretim:

Video model sosyal becerilerin öğretiminde kullanılan en etkili uygulamalardan biri olup uygulamanın temelinde diğer bireylerin belirlenen davranışı sergilemelerini gözlemleyerek öğrenmek yatmaktadır. Teknolojideki gelişmeler ile kullanımı giderek artan video modelle öğretimde pek çok yarar bulunmaktadır. Hedef davranışı ve bu davranışı oluşturan alt basamakları net ve somu bir şekilde betimleyen, gerçek yaşantılar ve video kaydından gösterilen yaşantılar arasında da benzerlik kurulmasını sağlayan, diğer birçok öğretim yöntemi ile birleştirilerek kullanılabilen bir öğretim yöntemi olması belirtilen yararlardandır. Dört aşamada gerçekleşen bu öğretimde video ile model olma, video ile geri bildirim, video ile ip ucu ve bilgisayar destekli video öğretimi aşamaları bulunmaktadır (Olçay  ve Vuran, 2010).

Doğrudan Öğretim Yöntemi:

Sosyal becerilerin öğretiminde yaygın olarak kullanılan bu yaklaşımda paylaşma, teşekkür etme gibi sosyal beceriler öğretildiği gibi daha karmaşık sosyal beceriler de öğretilmekte ve etkili olmaktadır. Bu yaklaşımda, öğretilecek beceri analiz edilmeli, ipucu düzenlenerek sistematik bir şekilde geri çekilmeli, öğrencinin tam katılımı sağlanmalı ve öğretmen düzeltici dönütler vermelidir. İpucunun sistematik olarak geri çekilmesinin amacı öğrencinin bağımsız hale gelmesini sağlamaktır (Alptekin, 2012). Doğrudan öğretim yaklaşımı dört basamaktan oluşmaktadır. Bunlar sırasıyla; gereksinim oluşturma, model olma, rehberli uygulama ve bağımsız uygulamalardan oluşmaktadır. Gereksinim oluşturma basamağında öğrenciye öğretilecek beceriye ne zaman ve neden gereksinim duyulabileceğini fark ettirmek ve beceriye dikkat çekmek ön plandadır. Model olma basamağında öğrenciye öğretilecek olan beceri ile ilgili açıklamalarda bulunulur ve becerinin nasıl yapılacağı gösterilir. Üçüncü basamak olan rehberli uygulamalarda ise öğrenci, öğretmen rehberliğinde ipuçlarının sistematik olarak geri çekildiği uygulamalar yapmaktadır. Son aşamada bağımsız uygulamalar yer almakta olup sorumluluğun tamamen öğrencide olmasını ifade etmektedir (Eliçin, Emecen ve Yıkmış, 2013).

Kaynaklar:

Alptekin, S. (2012). Sosyal Becerilerin Zihinsel Engelli Öğrencilere Doğrudan Öğretim
Yaklaşımıyla Öğretimi. (Yayımlanmamış Doktora Tezi). On dokuz Mayıs Üniversitesi,
Samsun.

Gül, S. O. (2012). Ailelere Sunulan Sosyal Öykülerin Otistik Spektrum Bozukluğu Olan
Ergenlerin Sosyal Becerilerine Etkileri. (Yayımlanmamış Doktora Tezi). Anadolu
Üniversitesi, Eskişehir.

Olçay, S. ve Vuran, S. (2010). Sosyal Becerilerin Öğretiminde Video Model Yöntemiyle
Yürütülen Araştırmaların Analizi. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri, 10 (1), 217-274.

Eliçin, Ö., Emecen, D. D. ve Yıkmış, A. (2013). Zihin Engelli Çocuklara Doğrudan Öğretim
Yöntemiyle Temel Toplama İşlemlerinin Öğretiminde Nokta Belirleme Tekniği Kullanılarak
Yapılan Öğretimin Etkililiği. M. Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi. 37,
118-136.

Facebook Yorumları

Psikolojik Danışman ve Özel Eğitim Öğretmeni

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

Yorumunuz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.