Mesleki Eğitim Merkezlerinin Durumu

Ülkemizde meslek eğitimine yasal çerçeve, 1977 yılında çıkarılan 2089 Sayılı “Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu” ile oluşturulmuştur. 1986 yılında ise 3308 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Ancak beklendiği ve geçmişte ahilikte uygulandığı gibi başarıyla yürütülememiştir. İmam Hatip Ortaokullarının ve Kur’an Kurslarının kapatılması için yapılan sekiz yıllık zorunlu kesintisiz eğitime geçiş diğer yandan çıraklık eğitime de darbe vurmuştur. Onbeş yıl sonra 2001 yılında okulların isimleri Çıraklık Eğitimi Merkezi iken Mesleki Eğitim Merkezi olarak değiştirilmiştir. Kanunun ismi de “Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanunu” iken “Mesleki Eğitim Kanunu” olmuştur. Sonuçta değişen hiçbir şey olmamış, çırak sayısı artmamış, süreçte de değişiklik olmamıştır. Küçük esnaf ve zanaatkârların işyerleri çıraklarla, tabelası değişen bu merkezler de çalışarak meslek öğrenmek isteyen kişilerle dolmamıştır. Oniki yıl zorunlu eğitime geçiş yine Mesleki Eğitim Merkezlerini ve çıraklık sistemini olumsuz etkilemiştir. Hatta İstanbul Sanayi Odası ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında 2007 yılında “Sanayi İçin Çırak Projesi” protokolü imzalanmış ancak bu kapsamda kayda değer çırak kaydı ve müracaatı olmamıştır. Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında piyasada esnaf olarak ya da bir işyerinde fiilen mesleği icra edenlerin belgelendirilmesinde de hedefe ulaşılamamıştır. Başvurudaki gerekli şartlar, belgeler konusundaki katı mevzuat yanında belgelerin denetlenmemesi ve istenmemesi sebebiyle bu işlevini de yerine getirememiştir. Hala belgesiz çalışan onbinlerce meslek insanı olduğu bilinmektedir.

Mesleki Eğitim Merkezi bir eğitim kurumu olarak 9/12/2016 tarih ve 29913 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikle zorunlu ortaöğretim kapsamına alındı. Mesleki Eğitim Merkezleri 01/01/2017 tarihinden itibaren Hayatboyu Öğrenme Genel Müdürlüğünden alınmış Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlanarak yine 12 yıl zorunlu eğitime dahil edilmiştir.Yani ortaokulu bitirenler zorunlu ortaöğretim (lise) eğitimini mesleki eğitim merkezlerinde tamamlayabileceği açıklanmıştır. Ayrıca işverenlere çalıştırdığı çırak öğrenciler için her ay devlet katkısı sağlanmaktadır. Aslında geçmişte de varolan; açık öğretim ile birlikte kayıt olunarak meslek lisesi diploması alma hakkı yeni bir uygulama gibi sunulmuştur. Bu haliyle de bir farkı ve cazibesi olmadığından tercih noktasında beklenen ilgiyi görmeyeceği kanaatindeyim. Otuz yıl önce bu kurumlar zaten meslek liseleri bünyesinde faaliyete başlamış olduğu düşünülürse tekrar başa dönüldüğü düşünülebilir.

Meslek Lisesi öğrencilerinin yakın zamana kadar başka bir liseye gitme seçeneği ve ihtimali teog sınavıyla yerleştirmeyle oluşan taban puanları sebebiyle bulunmamaktaydı. Aslında öğrenciler mecburi bir yönlendirmeyle meslek liselerine zorunlu kayıt olmaktaydılar. Bu sistem ve süreç değişmeliydi. Çünkü bu haliyle kimseye faydası olmadığı gibi mutlu da etmemekteydi. Hatta TEOG puanı düşük çocuklar (zorunlu 12 yıllık eğitim olmasına rağmen) hiçbir yere yerleşemeyip açıköğretime zorunlu kayıt edilmekteydi. Bu durum eski sistemin başarılı olmadığına ayrı bir örnekti.

Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla meslek liseleri dahil tüm liseler için varolan sınav ve taban puanla giriş sistemi kaldırılmıştır. Tüm liselerin yaklaşık yüzde 10’u merkezi sınavla ve isteyenlerin sınava girip okuyabileceği geri kalanın ise yerel yerleştirmeyle evine en yakın tercihiyle okuyabileceği sisteme dönüştürülmüştür. Bu aşamada dün bir puanı eksik olduğu için mahallesindeki hiçbir liseye gidemeyen öğrencilerin şimdi sınavsız Anadolu Lisesine bile yerleşebilmesi hakkı ve imkanı vardır. Bu durumda meslek liselerine daha ilk yılda ciddi oranda başvuru, kayıt ve nakil azalmışken Mesleki Eğitim Merkezlerinin durumunu yeniden gözden geçirmek gerekmektedir. MEB tarafından yayınlanan 2023 Eğitim Vizyonu belgesinde Mesleki Eğitim Merkezleri hakkında herhangi bir paylaşımda bulunulmamıştır.

Şu anki haliyle Mesleki Eğitim Merkezlerine, Ortaokul son sınıf öğrencileri Bakanlığımızca yayımlanacak kayıt kılavuzunda belirtilen tarihlerde, yaşı 18 den büyük olup her hangi bir okulda okumayan (açıköğretim hariç) ve bir iş yerinde çalışanlar yılın on iki ayında kayıt olabilmektedir. Ortaokul mezunu olup bir işyerinde çalışmak isteyen ve haftanın bir günü ya da en fazla iki günü okula diğer dört veya beş günü ise işbaşında meslek öğrenerek kalfalık eğitim almak isteyenler kayıt olabilirler. Teorik eğitim, hafta içinde her hangi bir gün Okul müdürlüğü tarafından okul ve öğretmen imkânları, işletmelerin talepleri vb. hususlar göz önünde bulundurularak belirlenmektedir. Kalfalık belgesi sahibi olup çalışmakta olan ve ustalık eğitimine katılarak ustalık belgesi sahibi olmak isteyenler de başvurabilirler. Ustalık belgesi sahibi olup yanında çırak veya stajyer alıp yetiştirmek isteyenler, iş pedagojisi kursu sonunda sınavla usta öğretici belgesine sahip olabilmektedirler.

Merkeze kayıt olabilmek için bir işyerinde çalışmak zorunludur. İşyeri bulamamış ortaokul son sınıf öğrencileri, mesleki eğitim merkezine kaydolduğunda eğitim öğretimin başladığı tarihten itibaren iki ay okula devam edebilirler. Bu süre içinde öğrenci, öğrenci velisi veya okul aracılığı ile bir işletme bulunup sözleşme imzalandığında mesleki eğitim süreci başlamış olur. Bir işveren, yanında çalışanı oğlu bile olsa merkeze kayıt yaptırmak zorunludur. Onsekiz yaşından küçükler Mesleki Eğitim Merkezine kayıt olmadan çalıştırılamaz. Yani mesleki eğitim merkezi zorunlu bir eğitimdir. Çıraklık eğitimi uygulama kapsamında olan 140 meslek dalında bir işyerinde çalışanlar kayıt olmalıdırlar. Mesleki eğitim merkezine kayıt sırasında öğrencilerden 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 15 inci maddesine göre sağlık durumunun girmek istedikleri meslek alanına uygun olduğunu gösterir işe giriş sağlık raporu istenilmesi zorunludur. İşyerinde pratik eğitim gören mesleki eğitim öğrencisi asgari ücretin net tutarının en az yüzde 30’ u kadar ücret alır istenildiğinde bunun üzerinde de ücret ödenebilir. Üst sınır yoktur. İlgili meslek dalında bir işletme ile sözleşme imzalanıp okula teslim edildiği gün SGK girişi yapılır. Örneğin sözleşme ve ekleri 14 Eylül günü okula teslim edildiğinde aynı gün SGK işe giriş bildirge işlemi yapılır, ancak SGK işe başlama tarihi bir gün sonrası yani 15 Eylül olur. İş kazası ve meslek hastalığı primi ödenmekte olup sadece kendisi yararlanabilir, anne-baba, eş-çocuk vb. yararlanamaz ve emekliliğe sayılmaz. Öğrenci sigorta primleri merkez tarafından ödenmektedir. İşveren isterse ayrıca sigorta primi ödeyebilir. Yanında çırak çalıştıran işverenler çırak öğrenciye ödenecek maaş her türlü vergiden muaf olduğu için vergi ödemezler.

Bir işletme ile sözleşme imzalanıp mesleki eğitim merkezi müdürlüğünün onaylamasıyla sözleşme yürürlüğe girer. Sözleşmede yazan hükümlere aykırı olarak işyeri değiştirilemez. Ancak karşılıklı anlaşarak ve sözleşmede belirtilen hükümlere uygun olarak aynı meslek dalında başka bir işyeri ile süresi içinde sözleşme yapılıp mesleki eğitim merkezi müdürlüğünün onayı ile işyeri değişikliği yapılabilir. Mesleki eğitim merkezine her yaştan vatandaşımız kayıt olabilir. Yaş sınırı yoktur. En az ortaokul mezunu olmak kaydıyla ve bir işletme ile sözleşme imzalanıp gerekli diğer evraklarla beraber mesleki eğitim merkezi müdürlüğüne teslim edilmesiyle ile süreç başlamış olur.

Özetle şunu söyleyebiliriz ki; Mesleki Eğitim Merkezleri lise diploması vermemektedir. Herhangi bir meslekte bir işyerinde çalışmakta olup merkezle iş sözleşmesi imzalayanlar buna ilaveten kendileri aynı anda açık liseye kayıt olmaları halinde her iki eğitimi birlikte sürdürebilirler. Mesleki Eğitim Merkezini bitirip ustalık belgesi almaya hak kazananlardan lise mezunu olmayanlar fark derslerini açık öğretim yoluyla vererek veya bazı okullarda açılana telafi eğitimine katılarak lise diploması almaya hak kazanırlar ve üniversite sınavlarına girebilirler. Mesleki Açık Öğretim Lisesine kayıt yaptıran öğrenciler, mesleki eğitim merkezinde karşılığı olan derslerden yüz yüze eğitim programına devam ettirilmez, muaf tutulurlar ve kredisini almış olurlar. Önceki yıl 324 merkezde toplam 95.667 öğrenci varken geçen öğretim yılında ülke genelinde 322 Mesleki Eğitim Merkezinde toplam 136.274 öğrenci kayıt olmuştur. Görünürde ciddi bir öğrenci artışı olması olumlu gelişme olmakla beraber yükselişin sebepleri iyi araştırılmalıdır. Mesleki Eğitim Merkezlerinin örgün zorunlu eğitime dahil edilmesinin getirdiği yeni durumun ve eskiye göre varsa cazibelerinin daha iyi anlatılması gerekiyor.

Merkezde uygulanan programı açıklamak için örneğin; motorlu araçlar teknolojisi alanı ortak dersleri; mesleki gelişim, teknik resim, temel imalat ve araç bakımı, temel elektrik elektronik dersleridir. Otomotiv elektrikçiliği dalında dal dersleri ise meslek resim, araç elektriği ve araç konfor ve güvenliği dersleridir. Her dersin birden çok modülü eski adıyla üniteleri bulunmaktadır. Genel bilgi dersleri olarak ise Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Türk Dili ve Edebiyatı ve Matematik derslerinde, ortaöğretim kurumlarının öğretim programı uygulanır. 9. Sınıfta seçmeli ders olarak Kur’an-ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı, Temel Dini Bilgiler, Beden Eğitimi ve Spor, Görsel Sanatlar, Müzik, Drama dersleri alınabilmektedir.
Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Anadolu Lisesi, Güzel Sanatlar Lisesi yanında Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (meslek liseleri) ikincil eğitim olarak algısı ve profili düşük okullar olarak görülmekteyken ve daha istenilen noktaya çıkartılamamışken meslek liselerinde başarılı olamayan öğrencilerin Mesleki Eğitim Merkezlerine yönlendirilerek üçüncül eğitim ve son nokta olarak görülmesi ihtimalini de gözardı etmemek gerekiyor. Fen, Sosyal ve Anadolu Liselerinde okutulan genel kültür dersleri kitabı programını meslek lisesi öğrencilerinin başarmakta zorlandığı bilindiği halde aynı ısrarın Mesleki Eğitim Merkezi öğrencilerine yapılması tekrar gözden geçirilmelidir. Merkezler, öğrencilerin ikna ve yönlendirmeye gerek olmadan ve ötekileştirilmiş hissi uyandırılmadan, zaten fiziki kapasiteleri boş kalmaya başlamış meslek liseleri bünyesinde bir programa dönüştürülerek aynı çatı altında hizmet vererek zorunlu geçişlerin kabullendirilmesi daha mantıklı görülebilir.

Facebook Yorumları
Erol DEMİR
Erol DEMİR hakkında 75 makale
Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 dan itibaren Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğündeki görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.