Disiplin Kavramı ve Okullardaki Disiplin Modelleri

Okul disiplini genel olarak, öğrenci davranışlarındaki ve kurumsal işleyişteki öz disiplini koruma ve geliştirmeye teşvik etmek için okulda uygulanan kural ve stratejileri ifade eder. Diğer taraftan disiplin kavramı, bu kuralların ihlalinin sonucu olan cezayı tarif etmek için de kullanılmaktadır. Okul yaşamında disiplin, öğrencilerin daha sonraki yaşamlarındaki başarılarının ve hayat kalitelerinin temellerini oluşturması açısından son derece önemlidir. Disiplin, öğrencilerin okulda akademik anlamda iyi bir performans elde etmelerine de yardımcı olan, sınıf ve okulun genelinde düzeni sağlayan önemli bir etken olmakla birlikte, yaşamda aktarılabilir bir beceridir ve odaklanma, mesleki kariyerde ve özel hayatında sorumluluklarını yerine getirme, istikrar sağlama gibi birçok erdemi de beraberinde getirebilir. 

Dünyanın her yerinde okullar öğrencilerinden belli kurallara uymasını ister. Öğrencilerden beklenen davranışlar, gençlerin yetişkinlere nasıl davranması ile ilgili kültürel normlardan etkilenir. Bu sosyal kuralların öğrencilere açıklanarak onlardan kurallara uymayı beklemek, baskı ve zorlamaya dayalı uygulamalardan daha iyi sonuçlar verir.

Okullarımızdaki disiplin uygulamaları daha çok “biçimsel disiplin” anlayışıyla yürütülmekte, bu da öğrencilerin uyum sorunlarından kaynaklanan disipline ters düşen davranışlarının düzeltilmesine yardımcı olmaktan çok, sorunları artırıcı, hatta sorun yaratıcı bir özellik göstermektedir. Çağdaş eğitim sistemi içerisinde disiplinin amacı, bireyin kendi kendisini, yaşadığı toplumun davranış ve insan ilişkilerinde benimsediği değer ölçülerine ve kurallarına uygun olarak yönetmesidir. Bu yaklaşım içerisinde okullarda disiplin uygulamaları, çocuk ya da gençlerdeki uyumsuz davranışların altında yatan nedenleri ortaya çıkaran, bunların düzeltilmesi ve önlenmesi için alınması gerekli uygun ve etkin önlemleri araştıran bir nitelik kazanmıştır. Bu önlemler alınmaksızın yalnızca cezai yaklaşımlarla okulda düzen ve disiplini sağlayabilmek çoğu zaman olanaksızdır. Bu doğrultuda okullarda kullandığımız disiplin anlayışı, çocuk üstünde baskı kurmaktan çok ikna edici bir içselleştirme biçiminde ele alınmalı, doğruyu gösterici olmalıdır. 

Bununla birlikte okullarda uygulanan disiplin yalnızca uyulması gereken kurallar listesi olmadığı gibi yalnızca emir verme, cezalandırma ya da ödüllendirmeyle belirli bir davranışı sağlama yolu da değildir. Okul, öğrencilerin uyum güçlüklerini gidermesi gerekirken, kimi durumlarda bu güçlükleri artırmaktadır. Özellikle ortaöğretim kurumlarında disiplin sorunlarının ortaya çıkışında, ergenlik döneminin gelişim ve kişilik özelliklerinin yanı sıra uygun olmayan öğretmen tutumları da etkili olmaktadır. Örneğin aşırı otoriter tutum içerisindeki öğretmenlerin sınıflarında bazı öğrenciler, bazen sırf öğretmenin otoritesini sarsarak kendilerini bu yönle ortaya koyma eğilimi içerisine girebilirler. Tam tersi durumlarda, yani aşırı zayıf otoritenin olduğu sınıflarda da kuralsızlığın getirdiği bir kaos hakim olabilir. 

Otoriterlik konusunda dengeli bir tutum izleyen öğretmen, öğrenciye özellikle bedensel ve psikolojik değişimlerin yaşandığı ergenlik döneminde yardımcı ve destek olmalıdır. Kuralların, herkes için geçerli olduğunu, bu kuralların birlikte yaşamanın ve adaletli hareket etmenin bir gereği olduğunu öğrencilerine mutlaka benimsetmelidir. Ergenlik dönemindeki öğrenci, önkoşulsuz empati ve hoşgörünün olmadığı bir ortamda, olumsuz davranış sergilemeye daha da meyilli hale gelebilir. Okullarda “disiplin olayı” sayılabilen bazı öğrenci davranışlarının aslında yukarıda değinilen ergenlik döneminin özelliklerinden kaynaklandığı bilinmektedir.

Sınıfta yaşanan disiplin sorunlarının olası sebepleri

Sınıftaki disiplin sorunlarının bazı yaygın nedenleri arasında yukarıda sayılan nedenlerin yanı sıra evdeki sorunlar (örneğin, bir öğrenci evde duygusal olarak çalkantılı bir dönem yaşıyorsa) ve odaklanma eksikliğine neden olabilen öğrenme güçlükleri de yer alır. Her iki sebep de aslında öğrencinin doğrudan istemli olarak olumsuz davranış sergilemesine neden olmasa da, dolaylı olarak öğrencinin iç dünyasındaki sorunları ortaya koyma biçimini şekillendirmektedir. Ayrıca otorite boşluğunun yoğun olduğu, kurallar ve onları çiğnemenin sonuçları hakkında net bir iletişim eksikliği olan sınıfta disiplin sorunlarının ortaya çıkması daha olasıdır.

Literatürde kullanılan üç tür disiplin şu şekilde vurgulanmaktadır; önleyici, destekleyici ve onarıcı disiplin.

  • ÖNLEYİCİ disiplin, olası olumsuz durumları proaktif olarak önlemek adına derslerin ilk günlerinde davranış için beklentileri açıkça ortaya koyan yönergeler ve sınıf kuralları oluşturmakla ilgilidir.
  • DESTEKLEYİCİ disiplin ise bir ihlal durumunda ortaya çıkar. Genellikle sözlü bir uyarı veya olumsuz davranışın düzeltilmesi için bir öneridir.
  • ONARICI disiplin, olumsuz bir davranışın destekleyici disiplin yaklaşımı ile tekrarlanan girişimlerden sonra çözülememesi aşamasında devreye girer. Çoğunlukla bir ihlalin ardından ortaya çıkan sonuçları ifade eder.

Okullarda öğrencilerin davranışlarının sonuçlarından çok bu davranışın nedenleriyle ilgilenilmesi, olumsuz davranışın “sergilenmeden” önüne geçilmesinde önemli bir etkendir. Bu da önleyici disiplin sürecinin katkısını ortaya koyan bir argüman olarak göze çarpmaktadır. Bu süreçte öğretmenlerin ve rehberlik uzmanlarının, öğrencilerle gerek bireysel gerekse küçük gruplar halinde yaptığı görüşmeler, iyi planlanmış sunumlar ve paylaşımlar, öğrencinin olumlu davranış geliştirmesinde hayati bir önem taşıyabilir.

Destekleyici disiplin, kuralları ihlal durumunda öğrenciyle yapılan bireysel görüşmeye, geribildirime  dayalıdır. Örneğin bir öğrenci yerleşik bir sınıf kuralına uymazsa, öğretmen sözlü bir uyarı veya davranışı düzeltmek için bir öneri sunabilir. Destekleyici disiplin cezadan farklıdır, çünkü öğrenciye bir davranışı bir sonuç gerekmeden düzeltmesi için öneriler ve seçenekler sunar. Örneğin, bir öğrenci dersin başlama zamanı gelmesine rağmen ve öğretmen bunu açıkça belirttikten sonra halen sınıfta dolaşıyorsa, öğretmen “Oturma zamanının geldiğini duyurdum. Yerinizi bulun da başlayalım” diyebilir. Diğer taraftan; “Dersten sonra seni tutmam gerekecek.” gibi bir bildirimle öğrenciye daha fazla cezayı kabul etme veya bundan kaçınma seçeneği verilmiştir. Davranış, bir öğretmenin destekleyici disiplin stratejisi aracılığıyla yeniden yönlendirilmiştir. Hatırlatıcılar, yönlendirme ve sözsüz iletişim, destekleyici disiplinin örnekleridir.

Onarıcı/düzeltici disiplin ise, bir öğrenci destekleyici disiplinde tekrarlanan girişimlerden sonra davranışını yönlendirmede başarısız olduğunda öğretmenin veya okul idaresinin düzeltici bir disiplin stratejisi seçme sürecidir. Düzeltici disiplin, bir ihlalin ardından öğrencilere verilen bir dizi sonuç anlamına gelir. Düzeltici disiplin stratejileri arasında, bazıları diğerlerinden daha etkili olan geniş bir çeşitlilik vardır. Örneğin, bir öğrenciyle sözlü bir tartışmaya girmek düzeltici bir disiplin tekniğidir, ancak bu yöntem var olan olumsuz bir durumu daha da tırmandırabilir ve bir öğretmen ve lider olarak otoritenizi sarsabilir. Ayrıca düzeltici disiplin stratejileri mutlaka öğrencilerin yaşına veya sınıf düzeyine göre uyarlanmalıdır. 

SON SÖZ

Disipline yönelik olumlu bir yaklaşım, disiplinin odağını cezalandırmadan ilişkilerin restorasyonuna ve güvenli ve destekleyici bir ortam oluşturmaya yönelik anlayışın ve bağlılığın yeniden sağlanmasına kaydırır. Disiplinin amacı daha sonra nezaket ve kişilerarası becerilerin öğretilmesi ve yabancılaşmış çocukların yeniden bağlanması haline gelir. Önleyici yöntemler ve çok katmanlı modeller, güvenli bir okul oluşturmada başarılı olmak için pozitif disiplin yöntemlerinin ve öğretmenlerin etkili bir şekilde talimat vermeleri ve öğrencilerin öğrenmesi için uygun koşulların temellerini atmaya yardımcı olabilir.

Olumlu bir okul ve sınıf iklimi oluşturmak ve sürdürmek, bir okul topluluğunun sınıf etkinliklerinin gücünü ve kalitesini artırarak proaktif olarak disiplin sorunlarını önlemesine olanak tanır. Bu yaklaşımda ana fikir, iyi yönetilen sınıf etkinliklerine katılmanın, öğrencilere başkalarıyla işbirliği ve koordinasyon yoluyla neyin mümkün olduğunu öğreterek öz disiplini teşvik ettiği varsayımıdır. Aynı zamanda, sağlıklı öğrenci gelişimi ve motivasyonunu besleyen destek, net beklentiler ve rehberlik için temel koşulları sağlar. Ek olarak, aidiyet duygusunu teşvik etmek disiplin sorunlarını azaltabilir. Gençler, depresif belirtiler, kaygı ve davranış problemlerinde azalma ile bağlantılı olan adil bir okul disiplin yapısına sahip okullarda kendilerini duygusal ve fiziksel olarak daha güvende hissederler.

Dr. Bülent KÜÇÜK

Müzik Öğretmeni

KAYNAKLAR

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.