Hangi Liseyi ve Mesleği Nasıl Seçmeliyim?

Ortaokulu bitirenler LGS, liseyi bitirenler ise YKS sınavlarına (TYT ve AYT) girdiler. Bu maratona uzun zamanda planlı hazırlananlar emeklerinin karşılığını, istedikleri puanları aldılar. Onlar ve aileleri için sınava hazırlanmak ve hedeflenen puanları almak bir yana sonrasında hangi liseye, hangi üniversiteye gidilmeli ve hangi alanı ve mesleği seçmeli kararının verilmesi belki de daha zor ve önemli bir süreç olacaktır. Zira doğru meslek seçimi, birey için mutlu ve başarılı olma kararı iken toplum için güçlü ve refaha katkı sağlayacak güce doğru katkı olacaktır. Hayat benim, kim karışır, istediğim mesleği seçer ve yaparım diyebilirsiniz. Ancak, siz mutlu ve başarılı bir doktor olursanız beni yaşlılığımda daha iyi tedavi edersiniz. İyi bir öğretmen olursanız! Çocuklarımı, ülkemin gençlerini yani geleceğini daha iyi yetiştirirsiniz. Demek ki sizin meslek seçiminiz sadece sizi değil beni, çocuklarımı, tüm toplumu yani geleceğimizi ilgilendiriyor. Öyleyse hem öğrencilerin hem de ana-babaların bu konuda uzman tavsiyelerine ihtiyaçları olacaktır. Kulaktan dolma, şehir efsanesi sayılabilecek, TV veya sosyal medya ortamlarından herkese deva olacak toplu reçetelerin kişisel kararlar için yeterli gelmeyeceği unutulmamalıdır. Zamanında doğru verilmeyen kararlar sonrasında geriye dönüp yapılan yanlışı silgiyle düzeltir gibi geçen yılları ve emekleri geri getiremeyecektir.

Öğrencinin hedefleri, okul seçimini, alacağı eğitimi, seçeceği mesleğini ve yaşamını şekillendirecektir. Hedeflerin doğru seçilmesi ve kararların doğru verilmesi işi, metotlu bir şekilde ailece yapılması gereken çalışmalarla mümkün olabilecektir. Öğrencinin kendisini tanıması, yönelimlerini keşfetmesi, hedeflerini belirlemesi sonrasında okul ve mesleğini seçmesi bir süreç çalışmasıdır. Bu sürece; öğrenciye ait bedensel, ruhsal yeterlilikler ile ilgi, yetenek ve kapasitelerin önce kendisi, arkadaşları, öğretmenleri ve ailesi tarafından onu anlatan kişisel özelliklerin, farkların, güçlü-zayıf yönlerin ve değerlerin neler olduğunun yazılı olarak belirlenmesiyle başlanmalıdır. Serbest zamanlarında neler yapıyorsun, merakların-ilgilerin nelerdir, neleri yapmaktan hoşlanıyorsun, en iyi yaptığın işler nelerdir, seni anlatan kelimeler nelerdir? Tüm bu ve benzeri soruların cevapları karar vermede ihtiyaç duyulacak önemli bilgilerdir.

Ben bilgisayar oyunlarını çok seviyorum ayrıca uçmaya ve pilotluğa çok meraklıyım diyerek bilgisayar mühendisi ve pilot olmayı istiyorum diyerek yola çıkmak baştan yanlış karar verilmesine sebep olabilir. Önce; seviyorum, istiyorum, yaparım, başarılı ve mutlu olurum diyebileceğiniz meslekleri listeleyiniz. Bu mesleklerin gerektirdiği kişisel özellikleri ve alınması gereken eğitimleri okullarıyla birlikte yazınız. Bu konuda gerekiyorsa internet üzerinden araştırma yapmakla yetinmeyerek, rehber öğretmenler, iş ve meslek danışmanları, eğitim-yaşam koçları, aile danışmanları ve bu meslek sahipleriyle görüşüp öğrendiklerinizi not alınız.

Bu konunun çözülmesi gereken hayati bir problem olarak ele alınması ve ailece aylar süren bir çalışma sonunda kararlaştırılıp çözülmesi daha doğrudur. Öğrenci, kendisini 23 Nisan bayramında sembolik olarak Cumhurbaşkanı, Bakan, Vali, Milli Eğitim Müdürü, Emniyet Müdürü ve Belediye Başkanı makamına getirilen kişi olarak hayal ederek hangi projeleri gerçekleştirmek istediğini düşünebilir. Senin ve insanların daha mutlu yaşaması için kimlerin neleri yapması gerekiyor? Bunlardan birisi sen olabilir misin? Bu mesleklere ve kariyere sahip olmak için hangi eğitimlere, diplomalara sahip olman gerekiyor? Bu soruların cevaplarını yazmalısın.

Sözel, matematik, görsel, müzik, bedensel, sosyal, kişisel ve doğa konularında hangi yeteneklerin var? Çalışırken bireysel ya da toplulukla mı, el becerileriyle mi, yoksa zihinsel faaliyetleri bilgi, araştırma ve istatistikleri mi tercih ediyorsun? Sana en uygun olduğunu düşündüğün meslekler için mutlaka üniversite bitirmen gerekiyor mu? Yoksa lise sonrası belki de kurslarla becerilerini ve güçlü olduğun yönlerini geliştirip bir meslek ve iş sahibi olman mı gerekiyor? Mesela; insanları güzelleştirmeyi saç bakımı yapımı ve güzellik uzmanlığını ya da yemek-tatlı-ekmek yapmayı aşçı olmayı mı çok istiyor, başarıp becerebileceğini düşünüyorsun. O zaman bu alanda eğitim veren meslek liselerini tercih ederek ister kısa yoldan hayata başlayabilirsin. Sonra da istersen alanında ek puan alarak rahatlıkla üniversiteye yerleşebilirsin. Bu alanda istersen ve ihtiyaç duyarsan sonra da akademik eğitime de devam edebilirsin. Meslek lisesi öğrencilerinin işletmede yaptıkları beceri eğitiminde asgari ücretin 1/3 ‘ü kadar ücret aldığını, isterse eğitim sürecinde kısmi çalışabileceğini ve mezunlarının yükseköğretime devamda hiçbir hak kaybına uğramadığını hatırlatırım. Meslek lisesi mezunlarına üniversitelerin Teknoloji Fakülteleri, Turizm Fakülteleri ile Sanat ve Tasarım Fakültelerinde (Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Mezunları – M.T.O.K.) kontenjan ayrılmıştır

Sevgili öğrencim; seçeceğin meslek; iletişim, hafıza ve zihni faaliyetler, bilim ve akıl-mantık yürütme, estetik ve özgünlük, uygulamalı el becerisi, fiziki bedeni güç, dil bilgisi ve edebiyat gibi becerilerden hangisini gerektiriyor? Çalışma ortamı açık hava veya kapalı mekânlar mı? Belli kıyafet-üniforma giyme zorunluluğu olacak mı? Bunları da öğrenmen ve bilmen gerekiyor.

Çocukluğunu hatırlayabildiğin kadar geri giderek düşün. Okulda, evde ve dışarıda en çok hoşuna giden etkinlikler nelerdi? O yaşlarda en iyi yaptığını düşündüğün, sonuç aldığın ve seni en çok mutlu eden faaliyetleri ve yeteneklerini not al. Bunları hatırlayabilmek için fotoğraf albümlerine bile bakabilirsin. Çocukluğundan itibaren meslek sahibi olarak çok sevdiğin kişileri, imrendiğin meslekleri düşün ve beş tanesini yaz. Yazdıklarını bugünkü düşüncelerinle karşılaştır, bazı farklar görürsen sakın şaşırma! Bu çok normal doğal bir durum olup herkes için geçerlidir. İnsanlar, hayatın çeşitli dönemlerinde farklı düşüncelere sahip olurlar. Bu meslekleri neden yazdığını bir düşün. Seni etkileyen tarafları nelerdi? Üniformalı oluşu mu? Maaşı, araçla yapılıyor olması mı? Mevki, makam, unvan ve statü sahibi olması mı? Meslekte ilerleme ve sürekli kariyer yapma imkânları mı? Tanıdığın bu kişinin işini zevkle yapıyor ve mutlu oluşu mu? Seçeceğin mesleklerden beklentilerin nelerdir?

Çocuklar, kendisine iyi davranan bir polisle tanışınca, siren çalan bir polis aracını görünce polis olmayı, sağlık konusunda kendisini iyileştiren doktorla tanışınca doktor, okula başlayıp derslerini ve öğretmenlerini severse öğretmen, komşu ve akrabalar içinde sürekli gördüğü ve sevdiği bir kişi varsa onun mesleğine ilgi duyabilirler.  O kişilerin mesleğini seçmek istediğini söyleyebilirler. Geçmişte nasıl bir çocuk olduğunu düşün. Gelecekte nasıl bir insan olmak istediğini hayal et. Bugünlerde hayatımıza AVM’ lerdeki eğlence dünyası olarak giren çocukların ülkesinde ellinin üzerinde meslek varken senin üç beş sınırlı seçme şansın olduğunda hangi meslekleri deneyimlemeyi seçeceğini de yazabilirsin. Neden bu meslekleri seçtiğini de yaz. İşini mesleğini yaparken oturarak/hareketli olmayı, tek başına/ekiple çalışmayı, sürekli dinlemeyi/konuşmayı sever misin?

Turizm, sağlık, tarım, hayvancılık, inşaat, eğitim gibi sektörlerden hangisi daha çok ve neden ilgini çekiyor düşün ve not al. Ailene, akrabalarına, arkadaşlarına, öğretmenlerine ve seni iyi tanıyan kişilere senin en iyi yapacağını düşündükleri meslekleri sor ve not al. Kendi tercihlerinle örtüşüyor mu? Farklar varsa neden olduğunu düşün ve kendine izah etmeye çalış.

Sadece hayal etmen ve çok istemen yetmiyor. Her insanın bir öğrenme tarzı ve zekâ profili vardır. Bazı insan gördükleri, bazıları duyduklarını, kimi de çoklu duyu organlarını kullandığı ve bazıları da bedeniyle uygulamalı gerçekleştirdiğinde daha çabuk ve iyi öğrenebilir. Bilim insanlarının yaptıkları araştırmalara göre; insanların bir kısmı beynin sağ, bazıları sol kısmını daha iyi ve yoğun kullandığını, bu sebeple de bu yönlerinin daha gelişmiş olduğunu keşfetmişler. Sol beyni kullananların analitik düşünmeye, sağ beyni kullananların ise bütünsel düşünmeye daha yatkın oldukları tespit edilmiştir. Sen, ayrıntılara dikkat eder misin? Rekabetçi bir insan mısın? Planlı ve düzenli olmayı sever misin? Sorumluluk ve disiplin sahibi olduğun söylenebilir mi? Çalışma ortamının sessiz ve az ışıklı olmasını mı tercih edersin?

Her insan kendine özeldir ve farklı zekâ türüne sahiptir. Bunları bazı bilim insanları, sözel-dil, mantık-matematik, kişisel-sosyal, içsel-dışsal, doğa-varoluşçu olarak açıklamaya çalışmışlardır. Bununla birlikte her mesleğin özellikleri de o mesleği icra edenler için bazı zekâ türlerine sahip olmayı gerektirmektedir. Mesela, avukat, doktor, gazeteci, pilot gibi mesleklerin her biri farklı özelliklere sahip olmayı gerektirir ki zaten mülakat ve başvurularda da bu özelliklere göre insanları işe kabul etmektedirler. Çoklu zekâ kuramına göre senin en iyi yaptığın şeyleri listeleyebilirsin. Resim, müzik, problem çözme, spor, bitki-hayvan bakımı, arkadaşlarla veya yalnız vakit geçirmek arasında daha çok tercih ettiğin şeyler senin özelliklerini de yansıtmaktadır. Yine Holland, kişilik tiplerine göre insanları; gerçekçi-araştırıcı, gelenekçi, sanatçı, girişimci, sosyal gibi tiplerle tanımlamaya çalışmıştır. (*) Buna göre ilgi ve yeteneklerini düşündüğün zaman kendini sen nasıl tanımlayabilirsin? Seçeceğin mesleklerin gerektirdiği kişilik tipinin sende olup olmadığını, sağlık, sosyal, ruhsal, zihinsel ve fiziki durumunla örtüşüp örtüşmediğini düşünmelisin.

Dikkat ederseniz burada karne ve diploma notlarından hiç bahsetmedik. Lise tercihi genelde LGS’de alınan puan ve yüzdelik dilimlere ve diploma notlarıyla yapılmaktadır. Oturduğun adrese dayalı kayıt alanından öğrenci alan, pansiyonlu olup tercihle kayıt alanı dışından öğrenci alan, merkezi sınavla birlikte mülakat ve beden yeterliliği sınavıyla öğrenci alan, yetenek sınav puanıyla öğrenci alan okullar olduğunu hatırlatırım. Kimileri de puanım var boşa gitmesin, şu okul ve şu meslek çok popüler gibi yaklaşımlar kararda öncelemektedir. Peki ya sana en uygun olan, seni mutlu edecek olan ve en başarılı olacağın meslekler hangisi, bunu hiç düşündün mü? Karar ve tercihlerinin senin için ulaşılabilir ve gerçekleşebilir olup olmadığını da sorgulamalısın. Hayat sınavlardan ibaret değil, “sınavı kazan, bir okula kapağı at! Diplomanı kap bir işe kapağı at ve kurtul!” hayatını garantile böyle bir dünya yok.

Lise tercihini yapmadan önce internet üzerinden titiz bir çalışma yaparak bilgi toplamalısın. Kendi öğretmenlerinle ve tercih edeceğin okul öğretmenleriyle hatta okuyan öğrencilerle görüşebilirsin. Bu okulda eğitim verilen alanları, ders programlarını, mezunların tercihlerini ve daha çok nereleri tercih ettiklerini sorgulayabilirsin. Unutma ki! Vereceğin lise tercih kararı bir adım sonrasında üniversiteyi ve seçeceğin mesleği etkileyecektir. Anadolu Lisesi, Çok Programlı Anadolu Liseleri, Fen Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi gibi akademik liseler yanında Spor Lisesi, Güzel Sanatlar Lisesi gibi yetenek gerektiren Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri yanında doğrudan iş hayatı içinde çalışarak meslek öğrenebileceğin ve liseyi bitirebileceğin Mesleki Eğitim Merkezi gibi okullardan birini tercih edebilirsin. Okulların uyguladıkları programlar da önemlidir. Son yıllarda okullar program çeşitliliği açısından dönüşüme uğramıştır. Mesela, Anadolu İmam Hatip Liselerinde; 21. yüzyıl becerileri bağlamında öğrencilerin ilgi, kabiliyet ve kariyer hedeflerine göre “Program Çeşitliliği” tasarlanarak Temel İslam Bilimleri, Fen ve Sosyal Bilimler, Uluslararası Okul Programı, Yabancı Diller, Mûsikî, Spor, Geleneksel ve Çağdaş Görsel Sanatlar, Hafızlık, Teknoloji Proje ve Programları uygulayan seçkin okullar bulunmaktadır.

Bazı lise türlerinden mezun olduğunda sadece bir diploma sahibi olacakken, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini bitirdiğinde; lise diploması yanında başardığın modüllerin sertifikaları, teknisyenlik unvanı, işyeri açma belgesi ve yurtdışında geçerli olan Europass sertifika ekine sahip olan altın bilezikli bir meslek sahibi olacağını hatırlatmak isterim. Kendi işyerini açan mesleki eğitim mezunlarına KOSGEB tarafından 50 bin TL hibe ve 100 bin TL faizsiz kredi verilmektedir. Lise veya dengi okuldan mezun olduğunu belgeleyenlerin askerlik vazifelerini, istekleri hâlinde mezuniyet tarihinden itibaren üç yıl, mesleki ve teknik lise mezunları için ilave üç yıl, süreyle ertelenebilir. Meslek lisesinde bir meslekte uzmanlaşan öğrenciler, mezun olduklarında daha çabuk ve daha kolay iş bulabilmektedir

Bu konularda detaylı bilgi alabileceğin “Mesleğim Hayatım ve Din Öğretimi Portalı” gibi web sitelerini ziyaret edebilirsin. Tematik alanlarda eğitim veren, proje okullar, özel program uygulayan okullar, LGS sınavıyla veya adrese dayalı başvuruyla kayıt alan okullar, özel yetenek sınavı yaparak öğrenci seçen okullar, pansiyonlu okullar gibi çok çeşitli seçeneklerin bulunmaktadır. Diyelim ki, bir okul tercihi yaptın, kayıt oldun ve eğitime başladın. Nakil yoluyla 10. Sınıfın birinci dönem sonuna kadar okul ve alan/meslek değiştirme hakkın ve şansın olacak ama buna gerek kalmadan ilk seferde en doğru kararı verebilirsin. Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinden diğer okul türlerine boş kontenjan ve merkezi sınav puan üstünlüğüne göre, sınıf atlatma işlemleri yapıldıktan sonra; 10’uncu sınıftan 11’inci sınıfa geçmiş olan öğrenciler Ağustos ayı sonuna kadar okul değiştirerek geçilebilmektedir.

Mezun olduğun okulda, Rehberlik ve Araştırma Merkezinde görev yapan sana destek olabilecek görevlendirilmiş uzmanların olduğunu da unutmamalısın. Tüm bu çalışmaları tamamladığında kendin hakkında bilmediğin, keşfetmediğin ve bugüne kadar farketmediğin özelliklerin olduğunu göreceksin. Gelecek yıl, dört yıl içinde ve on yıl sonra neler yapmak istediğini uzun uzun düşünmelisin. Bu gelecek hayalin için hangi eğitimlere ihtiyacın olacak, bu eğitimleri hangi okullarda bulabilirsin, hangi projelerde yer alıp ne gibi girişimler yapman gerekiyor? Hayalindeki mesleğe sahip olmak için hangi aşamaları nasıl geçeceğini şimdiden hayal etmelisin. Hayalin yoksa şimdilik rotan da belli değilse ne tarafa koşabilirsin ki! Tüm bu yazdıklarım sana zor gelmiş veya vaktini alıp seni uğraştıracakmış gibi görünebilir. Ancak bunu, sonucu mutlulukla ve başarıyla bitecek bir oyun gibi görürsen keyif alacağını biliyorum. Henüz geç değil bence hemen düşünmeye, araştırmaya, konuşmaya, görüşmeye, notlar almaya ve karar haritanı çıkarmaya başlamalısın. Yolun açık olsun başarılar dilerim.

(*) Bu yazı Prof. Dr. Şermin Külahoğlu tarafından yazılan Mesleki Geleceğim kitabından yararlanılarak hazırlanmıştır.

Facebook Yorumları
Erol DEMİR hakkında 200 makale
Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 dan itibaren Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğündeki görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.