Sevgili Okurlar, bu yazımda merak kavramını ele alacak, ilgili kavramın 21. Yüzyıl dünyasının bugünü ve yarını için üstlendiği rolü ifade etmeye çalışacağım.
İlk olarak aşağıda yer alan görsel üzerinden bir betimleme ile başlamak istiyorum.
Düşünme Yokuşu/ Merak Tepesi/ Öğrenme İnişi
Bakınız, ilgili görselde merak bir tepe üzerinde belirtilmiş. Tepenin sağ tarafı iniş sol tarafı ise yokuş. Öğrenmenin gerçekleşme-si için merak etmek ve düşünmek gerekiyor. Merak eden birey, kendisinde merak uyandırdığı şeyi düşünüyor ve tüm değişkenleri analiz ederek öğrenme yolculuğunu tamamlıyor. Elbette zahmetli olan kısım düşünmek. Bugün ağaçta asılı duran elmanın neden düştüğü merak edilmeseydi ve bunun üzerine düşünülmeseydi yer çekimi kanunu diye bir kavramdan söz edilmeyecekti öyle değil mi? Ya da suda yüzen cisimlerin neden batmadığı merak edilmeseydi ve bunun üzerine kafa yorulmasaydı suyun kaldırma kuvveti anlaşılmayacaktı. Zahmetli olan düşünmek demiştim. İki tip insan modeli düşünün. Biri ağacın gölgesinde dinlenirken tepesinden düşen elmayı afiyetle yiyen, diğeri ise bu elma neden düştü ki şimdi diye düşünen… İlk tipteki insan hazıra ve hazırcılığa alıştıran ikinci tipteki insan ise merak etmeye, düşünmeye ve üretkenliğe sevk eden model. Diğer seçeneğe göre zahmetli olanı düşünmeyi tercih etmek günlük hayat problemlerine çözüm arayışı içerisine girilmesine ve sonucunda refah içerisinde yaşanmasına zemin hazırlayacak iken; kolay olanı tercih etmek ihtiyaçların çözüme kavuşturulmasında diğerlerine bağımlı olunmasına ve yerinde sayan bir düzenin var olmasına çanak tutacaktır. Düşünmek de bir emektir. Emeksiz yemek olmaz.
Çocukların bolca soru sorduğu; hayal gücü, yaratıcılık ve merak gibi yetilerinin yüksek olduğunu bilmekteyiz. Peki ilkokuldan sonra niçin daha az soru soran, hayal gücü düşüşe geçen bireylere dönüşüyorlar? Başımıza icat çıkarma! Başımıza Mucit Kesilecek! Tarzda sözler toplumumuz içerisinde yer edinmiş bunun üzerine çoktan seçmeli sınav sisteminin dayattığı tek doğruya ulaşma kaygısı, esnek düşünce sistemini köreltmiş ve merak duygusuna olan ihtiyacı azaltmıştır. İlgili durum yüksek potansiyelli çocukları istenmedik formlarda öğrenciliğe yöneltmiştir. Bu çocuklar ileride eğitimlerini tamamladıklarında birer meslek sahibi olacaklar.
Pilotlarımız, mühendislerimiz, mimarlarımız, öğretmenlerimiz olacaklar. 21. Yüzyılda AR-GE ile sanayi reformları ile ülkeler arası kıyasıya rekabet hatta çatışmalar yaşanırken bizlerin sıradan bir mühendise veya sıradan bir pilota ihtiyacımız olamaz. Prof. Dr. Necati Cemaloğlu, Amerika’yı Yeniden Keşfetmek; Niçin ve Neden adlı makalesinde verdiği örneklerde mesleğinde niçin sıra dışı olmalı? Bunun önemi üzerinde duruyor. Dikkatimi çeken bazı örnekleri kendi anlatımımla aşağıda derledim:
Alman otomobil devi Mercedes mühendisleri bir test aracının kaputuna canlı tavuğu bantla yapıştırıyor. Arabayı hareket ettirdiklerinde tavuğun her yerinin hareket ettiğini sadece başının sabit olduğunu fark ediyor. Bu örnek olaydan yola çıkarak mühendisler tavuğun anatomisini inceleyerek, araçların amatisör sistemini bu şekilde dizayn ediyor. Niçin bizim mühendislerimiz düşünmesin? Düşünme yokuşu zahmetli ama refah içinde yaşamayı hak eden milletimiz için bu zahmete katlanmak değmez mi?
Bir başka örnek ABD’de 1950 yılında bir işletmeci tarafından kurulan küçük bir işletme, şu anda dev bir Avm zinciri konumunda. Bu başarı müşterilerin, ekonomik ürün satın alma ihtiyacını dert edinen bir düşünme yokuşunun ürünü. Şöyle ki işletme sahibi toptan parfüm sipariş ettiğinde parfümün kutularını istemiyor ve parfümün arkasında yer alan yazının tek renk olmasını talep ediyor. Böylece ürün maliyeti düşüyor, alıcıya ucuza satılmış oluyor. Bakınız aldatmaca ile değil, probleme yönelik geliştirdiği akılcı düşünce ile zenginleşiyor.
Bir jet pilotu… Uçağının motoruna bir kuş girdiğinde güç kaybettiğini ve bu sebeple yere çakıldığını gözlemliyor. Günün birinde kıyma çektirmek için bir kasaba gittiğinde kasaptaki kıyma makinesinin pervanelerini gözlemliyor ve bu gözlemi jet pervanelerinde hayal ediyor. Bu hayali gerçeğe dönüştürdüğünde motora giren kuş kıyma olarak dışarı çıkıyor ve uçak düşmeden uçuşa devam ediyor. Bu örnekler çoğaltılabilir.
Bizim günlük hayat problemlerine çözüm arayışına giren pilotlara, mühendislere, girişimcilere ihtiyacımız var.
Bunu nasıl başarabiliriz?
Çözüm çok net.
Anneler babalar, çocuğunuzun sorgulama ve merak duygusunu köreltmeyin sabırla dinleyin ve cevaplayın izah edin.
Öğretmenler, sorgulamaya dayalı bir eğitim sunun. Bir üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir diye anlatım yaparken neden 180 derece olduğunu (sormasalar da) açıklayın. Bu tarz tutumlar özellikle ilkokul 1. Sınıftan itibaren geliştirilirse ilkokuldan sonrası için ciddi avantajlar doğacaktır.
Ve toplum olarak da merak etmeyi, düşünmeyi ve sorgulamayı bir angarya olarak görmeyelim. Yönetilmeyelim, yönetelim efendim.
Kaynakça:
http://www.kamudanhaber.net/amerikayi-yeniden-kesfetmek-nicin-ve-neden-makale,3332.html
K: Cemaloğlu, Necati. Eğitimin Pin Kodu, Ankara: Pegem Akademi, 2018.