Tek Film: Kötü Eğitim

İnternetten herhangi bir film izleme sitesine girip film türlerine göz attığınızda; aksiyon, aile, animasyon, belgesel, bilim-kurgu, biyografi, dram, komedi, fantastik, gerilim, korku, macera, müzikal, polisiye, romantik, savaş, tarih, yerli ve yabancı vd. şeklinde devam ettiğini göreceksiniz. Binlerce film arşivi olan bu sitelerde maalesef eğitim türü bir başlık olarak yer almıyor. Deneme amaçlı arama çubuğuna “eğitim” yazdım sadece bir tane film listelendi. Bu film, Cory Finley tarafından 2019 yılı yapımı bir film. Adının “Bad Education/Kötü Eğitim” olması dikkatimi çekti. Demek ki eğitim içerikli filmler çok talep edilmiyor ve yapımcılar tarafından da çekilip yayınlanmıyor. Mutlaka filmlerin birçoğunun senaryosunda okul ortamı ve eğitim-öğretim konuları belli oranda yer alıyordur. Ancak bunların yeterli gelmediğini düşünüyorum. Hâlbuki kime sorsanız eğitimin insanlar, toplum ve ülkelerin geleceği için ne kadar önemli olduğunu anlatır durur.

Daha sonra farklı ortamda aynı adla çevrilmiş bir başka filme daha rastladım. İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar’ın 2004 yapımı filmi, La Mala Educación / Kötü Terbiye / Kötü Eğitim; 60’lı yıllarda bir manastırda eğitim gören Ignacio’nun, onu taciz eden Rahip Manolo’nun, ilk gençlik çağlarındaki bu çocuğun aşık olduğu ve karşılık da gören bu aşkın rahip tarafından fark edilmesi ile okuldan uzaklaştırılan sınıf arkadaşı Enrique’nin ve aslında aynı zamanda Ignacio’nun yaşamının gidişatından doğrudan etkilenen ailesinin ’80li yıllara dek uzanan öyküsünü anlatıyor. Dolayısıyla pedofili, eşcinsellik ve bütün bunların sinemasal sunumu üzerine bir film karşımızdaki.(1) Bu kısa eleştiriden bile bu filmi de çocukların seyretmesinin çok da doğru olmadığı ve faydası yerine zararı olabileceği anlaşılmaktadır.

İlk sitede yer alan Kötü Eğitim filmini seyrettim. ABD’nin büyük bir eyaletindeki bölgenin okullarından sorumlu eğitim yönetimi kurumundaki yaşanan gerçek olayları konu alan filmde; iyi bir İngilizce öğretmeni kariyer yapıp üst yönetici olur. Sorumlu olduğu bir kampüs okulu son sıralardan dördüncülüğe kadar yükseltir. Her bir öğrenciye, veliye ve mezuna ilgi gösteren bu başarılı yönetici herşeyi o kadar güzel idare etmektedir ki herkes ondan çok memnundur. Okul çevrenin en talep gören popüler başarılı okulları arasına girmiştir. Hatta okulun bu başarısı çevredeki emlak fiyatlarını bile çok artırdığı için emlakçılar toplanıp okul yönetimine hediyelerle teşekküre gelirler. Başarılı yönetici Frank, her zaman dikkat çekici şık giyimiyle ve etrafında oluşturduğu güven ve pozitif enerjisiyle sevilen takdir edilen kişidir.

Lisenin gazetecilik kulübü cesur bir kız öğrencisi, okulun fiziki eksiklerinden ve ihtiyaçlarından hareketle bir araştırma haberi yapmak için bilgi-belge toplamaya başlar. Okulun gelirleriyle giderlerinin oldukça abartılı olduğunu, faturalar üzerinde okula her şeyin fazla fazla ve en iyilerinin alındığını hatta okula lazım olmayan çeşitli lüks harcamaların yapıldığını fark eder. Satın almaların yapıldığı şirketleri telefonla arar ve adreslerinde ziyaret etmeye başlar. Şirketlerin sahte olduğunu ve adreslerde bulunmadığını görür. Bu durumun yönetici tarafından öğrenilmesi üzerine muhasebe bölümü yöneticisi bayan çağrılır ve kendisine zimmetine geçirdiği yaklaşık ikiyüzbin doları geri ödemesi ve istifa etmesi şartıyla olay kapatılmaya çalışılır. Başarılı bu yönetici, üst yönetime bunu okulun marka değerinin düşmemesi, yerel yönetimden alacağı maddi desteği kaybetmemesi, çalışanların, öğretmenlerin ve öğrencilerin bu olaylardan etkilenmemesi amacıyla böyle yapılması gerektiğine ikna eder.

Boşalan muhasebe pozisyonuna on yıl boyunca denetim onayı veren kişi getirilir. Yönetici bu kişiye gerekli araştırmaları yapmasını ister ancak ortaya çıkarınca da neden denetim görevini yıllardır hakkıyla yapmadığıyla tehdit edip üstünü örtmesini ister. Giyim-kuşamına, kişisel bakımına ve sosyal yaşamına düşkün bu yöneticinin astronomik harcamaları ortaya çıkarılır. Polis olaya el koyar ve mahkemede muhasebeden sorumlu müdürle birlikte bu üst düzey yöneticide yargılanır ve hapis cezasına çarptırılır. Aslen öğretmen olan bu yöneticinin eşcinsel bir yaşam karakteri olarak gösterilmesi toplumsal olarak hepimizi rahatsız edici kabul edilemez bir durum olarak filmin en kötü tarafı olduğu söylenebilir. Denetleyenlerinde denetlenmesi gerektiğini gösteren bu durum insana ve kuruma olan güven konusunu etraflıca düşündürmektedir. Öte yandan suç işlemiş kişilerin pişmanlık duymayıp, yaptıklarını kendi vicdanlarına çeşitli telkinlerle yasadışı zimmeti emek ve başarısının karşılığında (maaşının dışında) hakkıymış gibi göstermesi de ayrı bir tespit.

Adı eğitim olan bu filmde; öğretmen ve öğrencilerin okulda yaptıklarına ve eğitim-öğretim faaliyetlerine hiç yer verilmez. Şahsen film bile olsa gerçek hayattan sinemaya aktarılan konuda; bir eğitimciye yaptıklarını hiç yakıştıramadım. Seyredenlerin sonunda eğitim-öğretim adına öğretici bir kazancı yok gibi görünse de başarılı olmak için yasa ve etik dışı davranışlardan uzak durmak ve dürüst olmanın her zaman gerekli olduğuna inandırmaktadır. Kötülerin suçluların cezasız kalmayacağını göstermesi adalete olan saygının sürmesini sağlamaktadır. Belki eğitimcilerin sadece eğitim-öğretim işleriyle meşgul olması ve ekonomik konulardan uzak durması gerektiği de söylenebilir. Okulların ekonomik, lojistik ve ikmal konularının profesyoneller tarafından yürütülmesi daha doğru olabilir.

Bu filmde yer alan tüm olumsuzlukların ülkemizde olmamış bile olsa en sonunda çoğu filmde olduğu gibi kötü bir rüya kabus olmasını çok isterdim. Ancak yaşananların gerçekte tarihin en büyük okul yolsuzluğu olarak bilindiği ve yaklaşık onbir milyon doların zimmete geçirildiğini ve sorumluların aldıkları cezaların açıklanmasıyla biten filmin sonunda gösterilmektedir. Gazetecilik kulübü üyesi cesur kız öğrenci mezun olup ünlü bir gazetede çalışmaya başlamıştır.

Filmler, kitap okumak kadar uzun zaman almaz yorucu da değildir. Buradan kitap okumayalım filmlerinin çekimini bekleyelim ve seyredelim anlamı çıkaramayız. Kısa zamanda kalın bir kitapta yazılanları senaryoyla seyredenlere aktarır. Keyifli bir zaman geçirmenizi sağlar. Eğitim filmleri, genel olarak herkesin iyi bildiğini düşündüğü konular olarak görülerek sıkıcı olacağı düşünülebilir. Ancak eğitim-öğretim içerikleri de ders anlatır tarz olmadan gizli/örtük bir müfredat gibi senaryo edilerek seyreden çocuk-yetişkin herkese mutlaka eğitici-öğretici olabilir. Belki de okullarda ödev olarak kaliteli eğitim filmleri öğrencilere gerekirse sansürle kontrollü olarak seyrettirilmelidir. Filmde yer alan konu ve olaylar üzerinde tartışılmalıdır. İnsanlık için eğitim gibi önemli bir konuda olumlu güzel içerikli filmlerin hazırlatılması, yayınlanması ve ücretsiz seyredilmesi daha çok teşvik edilmelidir.

Türk filmleri arasında komedi türünde hiç unutulmayacak Hababam Sınıfı yatılı okulda liseli öğrencilerin yaşamını Rıfat Ilgaz’ın Hababam Sınıfı adlı kitaplarından uyarlanarak yapılan bir film serisidir. Serinin ilk filmi 1975 yılında yapılmış olan Hababam Sınıfı’dır. Bunu daha sonra yine 1975 yapımı olan Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, 1976 yapımı olan Hababam Sınıfı Uyanıyor ile Hababam Sınıfı Tatilde, 1978 yapımı olan Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor ve 1981 yapımı olan Hababam Sınıfı Güle Güle filmleri izler. Serinin yeni nesil filmleri ise 2003 yapımı olan Hababam Sınıfı Merhaba, 2004 yapımı olan Hababam Sınıfı Askerde, 2005 yapımı olan Hababam Sınıfı Üç Buçuk, Hababam Sınıfı Yeniden 2019, Hababam Sınıfı Yaz Oyunları 2020 olmak üzere toplam onbir film çevrilmiştir.(2) Her yaştan seyircinin hala bıkmadan gülerek seyrettiği bu film serisinin eğitim açısından çok iddiası olmasa da dönemin sosyal-kültürel-ekonomik yapısını komedi tarzında yansıtmaktadır. Aşağıda  beş farklı kaynakta tavsiye edilen film listelerinde yer verilmemiş olması “Hababam Sınıfı” film serisinin pedagojik açıdan fazlaca değerli görülmediğine işaret sayılabilir.

Eğitimle ilgili dizi filmler ise TV kanallarında yayınlanmaya başladığı andan itibaren eleştirilerin de odağı olmaktadır. Yüzdeliklere girmeyecek nadir olumsuz olayların konu edilmesini kabul etmiyor olsam da eğitimin tartışılmasına doğruya ulaşılmasına sebep olacak olmasını da kazanç olarak görebiliriz. Filmlere göre haftalık olarak farklı sosyal mesajlara/kamu spotlarına yer verilmesi, bir sonraki hafta olumlu mesajlarla öncekilerin telafi edilebilmesi, güncel sosyal gelişmelerin yer alması ve ücretsiz TV kanallarında sınırsız sayıda seyirciyle buluşması dizi filmleri daha etkili kıldığı düşünülebilir.

Akademik alanda konuya iki fikirle katkı sunmak gerekirse; “Her gün seyrettiğimiz ve günlük hayatımızın bir parçası olan bilim, canlılar ve doğaya dair konular içeren dizi, belgesel ve sinema filmleri üzerine yapılan incelemelerin artması gerekmekte ve belli düzeylerdeki öğrencilere, nitelikli tartışma ortamları sağlanarak, öğretim materyali olarak bilinçli şekilde kullanılması eğitim-öğretim açısından faydalar sağlayabilir. Böylelikle, okulda verilen eğitimin dışarıda da desteklenmesi ve sinema filmleri gibi informal eğitim aracılarının öğretim materyali olarak, daha bilinçli bir şekilde hayatımıza dahil edilmesi söz konusu olabilir.(3) Türkiye’de sinema filmlerinin eğitim amacıyla kullanımı, bilimsel bir bakış acısı olmaksızın yapılan gösterimlerle sınırlıdır. Eğitime ayrılan bütçenin kısıtlılığı, okullardaki teknolojik alt yapı sıkıntısı, film arşivlerinin sınırlılığı, uygulamalı araştırmaların azlığı, öğretmen eğitimindeki eksiklikler gibi sorunlar filmle öğretim metodunun kullanılmasına engel teşkil etmiştir.”(4) Ancak FATİH Projesi ve EBA internet altyapısının hemen tüm okullarda kurulmuş olması olumsuz şartların rahatlıkla aşılabilmesine imkân sağlamaktadır. Buradan hareketle bahis, kumar ve farklı reklamlarla kontrolsüz olarak internetten seyredilmesi yerine, faydalı tavsiye edilebilecek film ve dizilerin resmi eğitim ortamlarından paylaşılması veli, öğretmen ve öğrencilerin güvenle seyretmelerine imkân sağlayacaktır.

Özellikle çocuklar tarafından elemeden geçirilmeden direkt olarak özümsenen filmler dikkat edilmediği takdirde çocukların hafızalarında derin izler bırakabiliyor. Çocukları filmler aracılığıyla doğruya yönlendirmek ve özendirmek için Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlere 2016 yılında bir liste hazırladı. İşte o filmler: “İki Dil Bir Bavul (yerli), Dans Etmenin Sırrı, Koro, Yerdeki Yıldızlar, Kara Tahta, Ölü Ozanlar Derneği, Sınıf, Tepetaklak Nelson, Canım Öğretmenim, Sevgili Öğretmenim, Aptal, Babam ve Ustam, Birinci Sınıf, Waiting For Superman, Olmak ve Sahip Olmak, Can Dostum, İmparatorlar Kulübü, Siyah, Özgürlük Yazarları, Patch Adams, Kör Nokta, Whiplash, Batıya Doğru Akan Nehir, Asyanın Kandilleri.” (5)

Her Öğretmene Mesleğini Sorgulatacak 12 Muhteşem Eğitim Filmi; “ Koro, Yerdeki Yıldızlar, Elveda Çocuklar, Kara Tahta, Ölü Ozanlar Derneği, Sınıf, Tepetaklak Nelson, Özgürlük Yazarları, İmparatorlar Kulübü, Sevgili Öğretmenim, Canım Öğretmenim, Mr. Holland’s Opus.” (6)

Tüm eğitimcilerin ve tüm öğrencilerin izlemesi gereken, izleyenlerin bakış açısını değiştiren bu filmleri sizler için derledik. İşte izleyenlerin ufkunu açacak eğitim konulu o filmler; “Ölü Ozanlar Derneği, Can Dostum, Üç Ahmak, Siyah, Özgürlük Yazarları, Sınıf, Kahvaltı Kulübü, Ders Tahtasının Ötesi, Sevgili Öğretmenim, Canım Öğretmenim, Zafer Benim, Sakıncalı Düşünceler, Cesur Kemancı.” (7)

Eğitimin önemi, öğretmenliklerin farklılıklara hoşgörüyle yaklaşabilmeleri ve öğrencilerin okulda maruz kaldıkları ayrımcılıklar gibi konularda günümüze kadar birçok film çekilmiş ve kitap yazılmış durumda. Biz de bu konuları içeren, aşağıda açıklamalarını Beyaz Perde’den aldığımız ve IMDb puanlarına göre sıraladığımız eğitimle ilgili 20 filmi paylaştık; “ 3 Aptal, Her Çocuk Özeldir, Can Dostum, Ölü Ozanlar Derneği, Kahvaltı Kulübü, Koro, Unutulmaz Titanlar, Detachment, Tehlikeli Oyun, Benim Dünyam, Masum Hamleler, Özgürlük Yazarları, Akeelah and the Bee, Babam ve Ustam, Kalk ve Diren, Fil, Kara Tahta, İmparatorlar Kulübü, 50 Cesur Kemancı, Sakıncalı Düşünceler.” (8)

Eğitime ve Eğitimcilere Dair 24 Güzide Film; “Ölü Ozanlar Derneği, Sınıf, Sevgili Öğretmenim, Özgürlük Yazarları, Karanlığın İçinden, Detachment, Can Dostum, Lean on Me, İmparatorlar Kulübü, Acı Bir Hayat Öyküsü, 3 Aptal, Kahvaltı Kulübü, Ders Tahtasının Ötesi, Yerdeki Yıldızlar, Tepetaklak Nelson, Forrester’ı Bulmak, Koro, Canım Öğretmenim, Kalk ve Diren, Sözcüklerin Gücü, The Ron Clark Story, Muhteşem Münazaracılar, Sakıncalı Düşünceler, 50 Cesur Kemancı, Olmak ve Sahip Olmak, İki Dil Bir Bavul.”(9)

Yukarıda beş farklı kaynaktan tavsiye edilen film listelerini özellikle derledim. Hepsinde tekrar eden filmler çoğunlukta farklı isimler az sayıda, yerli yapım sadece üç tane yer alıyor. Yine de bir araya getirildiğinde otuzun üzerinde filmin bulunduğu görülmektedir. Bu filmlerin internetteki film izleme sitelerinde neden türler başlığında eğitim adıyla toplu yer almadığını araştırmaya devam etmek gerektiğini düşünüyorum.

  • http://www.beyazperde.com/filmler/film-52306/elestiriler-beyazperde/
  • https://www.wikiwand.com/tr/Hababam_S%C4%B1n%C4%B1f%C4%B1_(film_serisi)
  • https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/617921
  • https://www.semanticscholar.org/paper/ sinema filmlerinin eğitim amaçlı kullanımı: tarihsel bir değerlendirme
  • https://www.yenisafak.com/hayat/meb-ogretmenlere-bu-filmleri-tavsiye-etti-2577619
  • https://listelist.com/muhtesem-egitim-filmleri/
  • https://www.haberturk.com/konusu-egitim-olan-13-muhtesem-film-2156056/13
  • https://www.campusonline.com/kariyer/egitim-filmleri-egitim-ile-ilgili-izlemeniz-gereken-20-film
  • https://onedio.com/haber/egitime-ve-egitimcilere-dair-25-guzide-film-468968

 

Facebook Yorumları
Erol DEMİR
Erol DEMİR hakkında 116 makale
Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 dan itibaren Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğündeki görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.