Montessori Eğitiminde Değerlilik, Ödül ve Ceza

MONTESSORİ EĞİTİM SİSTEMİ, 1901’li yıllardan günümüze gelen Maria Montessori Adında Araştırmacı, Akademisyen bir Dr. tarafından hayata geçirilmiş bir eğitim metodudur. Maria Montessori İlk olarak zihinsel engelli ve kesinlikle öğrenme yeteneklerinin olmadığı düşünülen çocuklara şimdilerde kendi adının koyulduğu ve kendi icadı olan Montessori eğitim oyuncaklarını kullanarak öğrenme, inceleme ve araştırmalarına imkan sağladı.. Kısa sürede zihinsel engelli çocukların normal çocuklarla aynı seviyeye yükselme başarısını sağlayınca, bu metod tüm çocuklarda temel eğitim olarak verilmeye başlandı. Avrupa’nın bir çok ülkesinden bu mucizevi olaya destek geldi şu an günümüzde Avrupa ülkelerinde yaklaşık 14 bin Monttessori eğitimi veren okullar mevcuttur.

Bu eğitim araçları çocuklarımızın görsel, işitsel ve uygulamalı olarak zeka, beceri, hayata dair her alanda özgüveni yerinde, girişken, araştırmacı yönlerini öğrenmeye en açık dönemlerinde ortaya çıkarıyor

Montessori eğitim modeli; gelişmişliği kabul edilen ülkelerin eğitim modelidir. Bu modelde çocuklar hızlı ve kalıcı öğrenir. Öğrenirken belleğine yük yüklemez. Ön görür, akıl yürütür, doğru bilgiye kolay ulaşır. En önemlisi de bilgiyi hızlı dönüştürür. Çağdaş ve günümüzdeki insanlardan beklenen de budur. Montessori yöntemi bir düşünme ve anlama ve öğrenme biçimidir. Montessori yöntemiyle eğitilenler ‘’ öğrenmeyi öğrenirler’’. Öğrenme anlama problemleri olmaz. Kavramlarla düşünürler, sistematik algılarlar, bellek yorgunluğu yaşamazlar. Olayları makro ölçekte algılama, parça-bütün ilişkisi kurarak öğrenme alışkanlıkları vardır. Kısacası montessori modeli çocukların yorulmadan öğrenmelerini sağlar. Öğrenme engellerini ortadan kaldırır.

Gelişmiş ülkelerdeki öğrencilerin öğrenme ve eğitim düzeyleri, uluslararası değerlendirmelerde ortadadır. Bu ülkelerde bilim, kültür, sanat, teknoloji anlamındaki gelişmişlik düzeyleri bunun göstergesidir.

Neden-sonuç ilişkisi yerine nasıl-sonuç ilişkisi!!

İnsan ilişkilerinde en önemli ilke değerliliktir. İçerisinde bulunduğumuz çevrede kendimizi nasıl hissettiğimiz önemlidir. Montessoriye göre eğitim ortamlarında çocukların kendilerini nasıl hissettikleri önemlidir. Öğretmenlere sizin ne anlattığınız ne yaptığınız değil çocukların kendilerini nasıl hissettikleri önemlidir’’ şeklinde yönlendirilmiştir. Peki çocuklara değerli olduklarını nasıl hissettirebiliriz? Hangi tutum ve davranışlar bunda etkilidir. Çocukların davranışlarında eleştirel bir üslup kullanmamalıyız. Konuşmalarını dinlerken anlattıklarına değer verdiğimizi hissettirmeliyiz. Anlatılanları sorularla kesmemeliyiz. Her çocuğun kendine özgü özellikleri vardır. Kıyaslama yapılmamalıdır. Kendimizi değersiz hissettiğimiz tutumlar neyse bizde çocuklara aynı tavrı takınmamalıyız.

Montessori Rehberinin çeşitli rolleri şu şekilde sıralanabilir: 

-Rehber
-Model
-Gözlemci
-Rapor tutucu
-Ailelerle iletişim içinde
-Alanında uzman
-Çocukla çevre arasında dinamik bir bağdır.
-Öğrencileri düzenli olarak gözlemler ve ihtiyaçlarını değerlendirir.
-Çocukların ilgi ve ihtiyacına göre ortamı değiştirerek ve sonuçlarını not ederek, sürekli bir deney halindedir.
– Çocuklara çekici gelen çalışmayı seçmelerine ve onların bağımsızlığına kolaylık sağlamak için, ortamdan gerektiğinde materyal çıkarıp gerektiğinde ortama yeni bir materyal ekleyerek uygun bir ortam hazırlar.
-Her gün, çalışmalarının ne derece etkili olduğunu ve ortam tasarımını dikkatlice değerlendirir.
-Her çocuğun bireysel gelişimini gözlemleyip değerlendirir.
-Öğrencilerin bağımsızlığına saygı duyup bu bağımsızlığa sahip çıkar. Çocuğa ne zaman müdahale edip etmeyeceğini bilir.
-Çocuklara güvenlik sağlayarak, samimiyet ve kararlılık göstererek, her çocuğa önyargısız yaklaşarak destekleyici bir tavır içindedir.
-Çocukların gelişimlerini ve çalışmalarını, ailelere, okul personeline ve topluma yorumlayarak sunar.
-Çocuklar arasındaki iletişimi kolaylaştırır ve çocuklara, düşüncelerini yetişkinlere iletmeyi öğrenmede yardımcı olur.
-Çocukların ilgilerini ortamdaki derslere ve aktivitelere yöneltmelerine yardımcı olur. Onlara ilginç, anlaşılır ve ilgili dersler sunar.
-Sınıfın  kurallarına uyarak, bir sakinlik, nezaket, uyum, terbiye sergileyerek ve her çocuğa saygı göstererek, istenilen davranışlar için model olur.
-Tutarlı bir şekilde, kibar, saygılı olmayı ve çatışmayı öğretmeye çalışarak, barış eğitimi sağlar.
-Çocuğu daha iyi anlamak, ailelere tavsiyeler vermek ve gerekli yönlendirmelerde bulunmak için gelişme, büyüme ve davranış örneklerini yorumlayan teşhis uzmanıdır.
Montessori pedagojisinde ödül de yoktur, ceza da yoktur. Bu nasıl bir olgudur. Yasaklama değildir. Yani eğitimde bu aşamaya gelinmez. Yapılan işler, başarılar olağan karşılanır. Ortaya çıkan sonuç ve ya başarı çalışmanız emeğin sonucudur. Olağandır. Takdir ve ödül yapılan işin olağan sonucudur duygusunu oluşturur. Ceza büyük bir travmadır. Eğitim ortamında yeri yoktur. Yasaktır. Çocuklarda değersizlik duygusu yaratır. Hatalar yapanlar tarafında sorgulanır. Hata sorgulanmaz, yanlışlar anlatılmaz. Eğer bunda ısrar edilirse yanlış (yanlışın açıklanmasında) akılda kalır. Çocukları hatalarında dolayı yargılarsanız bilinçaltında onarılmaz izler bırakırsınız. Hata yapmak iş yapmaktır. İş yapmayan hata da yapmaz. Çocuklara yaptıkları hataların normal ve olağan olduğu hissettirilmelidir. Şimdi şu soruları sorduğunuzu duyar gibiyim… Başka çocukları darp eden çocuklar için ne yapacağız. Eşyalara zarar veren çocuklar konusunda ne yapacağız. Çok basit; yarattığımız eğitim ortamı ve kurduğumuz eğitsel ilişkilerde bunu gerek kalmaz.
Facebook Yorumları
Havva Tuğçe Saygılı
Havva Tuğçe Saygılı hakkında 10 makale
Okul Öncesi Öğretmeni, Montessori Eğitmeni, Oyun Terapisi Uygulayıcısı, Yaratıcı Drama Eğitmeni, Süreklieğitimdeyiz(Kurucu)

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.