Seninle Başladı 2 – Fatma Ayan

“Hayallerle güzelleşir dünya. Dünyanın bir ucunda bir düş dokunuverir tene ve mucize o topraklara tohum olup düşer, tohum vakti gelir filizlenir tomurcuklanıp çiçek açar rüzgarla kanat açıp rüzgarlarla koşmaya başlar. Mucizeler için ilk olarak kocaman yürekli düş kurucular gerekir. Modern zamanın şövalyeleridir düş kurucular, onların ölçülüp biçilecek özellikleri yoktur, ne zaman nerede filizlenip boy verecek bilemezsiniz. Diğer insanlardan onları ayıran yegane fark kocaman düşleridir. Rengarenk kanatları olan tavus kuşu misali, her parmaklarında bir renk taşırlar. Dokundukları tene renk verip yeniden onlara anlam kazandırırlar. Renkler onlarla derinleşir koyu mavilikler den bebek gülüşü pembeliklere uzanır. Toprak kahvesi hatıralar taşırlar gizlilerin de. Bazı geceler nefes olup ay ardında, bazı gecelerde özlem oluverirler yürekte. İşte öykümüz bu düş kurucuların hikayesi. Her sabahı yüreklerinde yeni tomurcuk veren sevda türküsü ile karşılayıp her şeye rağmen başarmanın ardından koşturan genç kalan,sevdayla kalan yüreklerin öyküsüdür “Seninle Başladı”. Bu güne kadar bildiğimiz en büyük mucizedir veya mucizenin ete kemiğe bürünen şeklidir onlar :

“Biliriz ki mucize dediğimiz yaşarken iyi bir öğretmenle yolların kesişmesinden başka bir şey değildir.”

 

Sözlerimize düş ekip mucize biçmek gerekir bazen diyerek başlamıştık. Geçen hafta bizleri konuk eden Sezer Hocamızdan ayrılıp bu defa ülkemizin bir diğer ucuna misafir olduk. Alanya Mahmutlar Kılıçarslan Okulunun Müdürü FATMA AYAN hocamız el emeği göz nuru eseri olan “Hayat Okulunun” kapılarını bizlere açtı.

Yazı dizimizin ikinci konuğu hepimizin yakında tanıdığını bildiğimiz modern zamanların “Düş Kurucusu Fatma Ayan Hocamız.”

Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur toprak yolun zamanla sertleşmiş birkaç santimlik yüzünü yumuşatmış, üzerine basmanla birlikte dalından düşmek için hafif bir meltemi bekleyen olgunlaşmış meyveler misali ayakkabının altına çıkmazcasına yapışıveren bir tür sarı zamka döndürmüştü. İşimiz çok diye ilk kez aklından geçirdi. İlk gördüğünde de tek başına yapılmayacağını hissetmişti ama bu kadar bakımsız olabileceğini düşünmemişti. Yıllar içerisinde yıpranmış sıranın üzerinde elini gezdirip yer yer çukurlaşmış zemine parmakları ile küçük daireler çizdi. Hepsi hallolur dedi sadece bir parça emek ve mücadele etmek gerekiyor. Alışıktı bunlara tüm hayatı mücadele etmekle geçmişti. Onun hayatında hiçbir şey kolay olmamıştı. Emek ve azmin öğretmeniydi Fatma Hoca. Kolay pes etmek onun sözcüklerinde yoktu. Babasından devraldığı bayrağı daha yükseklere taşımak zorundaydı. Dışarı çıkıp tek katlı okulun dışında bir kez daha tur attı okul yıllar içerisinde umutsuzluktan hayli yıpranmış yer yer boyalar ve sıvalar dökülmüştü babasının görev aldığı köy okullarında geçen günler aklına kurduğu düşler tebessümle eni yuvasına baktı bir kez daha yapacaktı. Kollarını sıvayıp bir an önce işe koyulmam gerekir diye aklından geçirdi. Ne de olsa öğrencileri, okulu ve düşleri sabırsızlıkla onu bekliyordu.

Fatma Ayan Hocamız 1966 yılında Erzurum´da doğdu. Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümünde lisans eğitimini tamamladıktan sonra 1997 yılından itibaren Sınıf Öğretmeni olarak göreve başladı. Öğretmen bir aileden gelen Fatma Ayan Hocamız yurdumuzun birçok ilinde görev yaptı. Erzurum’dan Alanya tayini çıktığında önünde iki seçenek vardı kapanma kararı alınmış alınan bu okul yerine yeni bir tayinini isteyecek veya mücadele edip okulu yeni baştan yaratacaktı. Fatma Ayan Hocamızın rüyası işte burada başladı. Azmin ve emeğin elinizde olanla neleri farklı yapabileceğinizin öyküsü. İnsan yeter ki istesin dedirtecek göz yaşartan başarı öykümüzün “Düş Kurucusu” Fatma hocam merhaba, öncelikle çok geçmiş olsun kırık kolunuza rağmen bizi kırmadınız ve minik röportajımıza zaman ayırdınız bu kadar yoğun bir dönemde bize ayırdığınız zaman için ve öğretmenlik mesleğine katkılarınızdan dolayı şahsım ve ülkem adına size teşekkür ederim. Eğitim Her Yerde Ailesi olarak sizi ve yeni projelerinizi izliyor olacağız. Hocam izniniz olursa 2014 yılında öğretmenler günü için size yazılan Hülya demir tarafından mektupla törende seslendirilen mektupla başlamak istiyorum.

Öğretmenimize Açık Mektup

“Erzurum’da doğdu. Tek bir amacı vardı. İçinde var olan insan sevgisini bir amaca kanalize etmek. Öğretmen oldu, eğitti herkesin sevdiği ‘Fatma öğretmen’ oldu. Mahmutlar’a ve okuttuğu 14 talebeye verdiği umut ve o küçük beyinlere sunduğunuz bilgi aşkı için ellerinizden öpüyoruz… 

24-11-2014 Öğretmenler gününde yaptıkların ve başardıklarından dolayı saygı ile önünüzde eğiliyoruz”

Eğitim Gönüllüleri Platformu

Hocam tekrardan merhaba izniniz olursa ilk sorumla başlamak istiyorum.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

1.Bir köy okulu, ortak sınıflar. Hocam dışarıdan bakıldığında şehirde büyüyen bizler için tam anlaşılabilmesi amacı ile mesleğinizin zorlukları desem bize neler söylerdiniz?

Evet dışarıdan bakıldığında çok zormuş gibi görünüyor aynı anda birkaç sınıfı okutmak hatta 2 yıl boyunca 4 sınıfı birden okuttum, ama “insan mesleğini sevince zor gelmiyor” hele biraz da öğretmenlik deneyiminiz varsa işin üstesinden gelebiliyorsunuz. Beni işin eğitim yanı hiç zorlamadı, yani çocuklara eğitim verirken öğrencilerin birleştirilmiş sınıflı olması beni hiç zorlamadı.

Müdür yetkili öğretmen olmak, birleştirilmiş bir sınıfınız varken aynı zamanda müdür olmak ve aynı zamanda da müstahdem olmak demektir. Öğretmenlik 17 yıllık yaptığım meslekti çok rahat yaptım. Sınıflarda mevcut az olduğu için müfredatı uygulama kolay oluyordu. Beni en çok yoran idarecilik işiydi, çünkü hem 4 sınıfı birlikte okutuyorsun hem de bir okuldan beklenen bütün evrak işleri senden de bekleniyor. Üstüne üstlük okulun bakımından, temizliğinden de sen sorumlusun. Laf aramızda kalsın temizlik işini de kolay hallettim, çünkü sonuçta 25 yıllık bir ev hanımıyım, hatta 18 öğrenci tek öğretmenken Türkiye’de bir ilki başardım ve beyaz bayrak aldım. Tabii ki bütün bunlar hem müdür hem öğretmen yeri geldiğinde müstahdem bazen marangoz olurken yapılması çok zor işlerdi. Sanırım başarı için önce umut etmek, çabalayıp bunda da azmetmek ve sonunda hayalin gerçekleşmesi için bir parça sabretmek gerekiyor.

 

2. “Mahmutlar Kılıçarslan İlköğretim Okulu” tayininiz çıktığında 14 öğrencisi ile kapanmasına az kalmış bir kurumdan bu günlere hocam FATMA AYAN neleri farklı yaptı?

Okulu devir aldığımda 14 öğrencili birleştirilmiş sınıflı tek öğretmenli bir okuldu. Yapılacak o kadar çok şey vardı ki tabii en önemlisi fiziki yapının düzeltilmesiydi. Çünkü okul eğitim-öğretim yapılacak bir yer gibi değildi. Bunun için elimden gelen her şeyi yaptım. Okul aile birliği olmadığı için okulun beş kuruş parası da yoktu. Bende o ilçeye yeni geldiğim için beni tanıyan da yoktu. Her kapıyı çaldım hepsinden aynı cevabı aldım hocam boş ver o okulu, o okuldan bir şey olmaz. O okulu kapatalım. Hayır dedim her seferinde hayır dedim. Çünkü ben bir öğretmen çocuğuydum. Eğer okul kapatırsam o bayrağı oradan indirsem, yıllarca köy okullarında çalışan babamın kemikleri sızlardı. Õnce yakın çevrem bana yardım etti sonra internetten bir kitap toplama kampanyası başlattık. Bize bir kitap yollar mısın dedik ve bize 8000 tane kitap geldi Bunun yanında da çok güzel bir açık hava kütüphanesi oluşturduk. Artık harika bir açık hava kütüphanemiz vardı. Okulun fiziki yapısı düzelmeye başlamıştı. Eşim ve ben birlikte okulda çeşitli atölyelerde yapıyorduk. Eşim satranç öğretiyor, tamir dersleri veriyor, ben çocuklarla tarım ve dikiş dersi yapıyordum. Okulumuz yavaş yavaş bir yaşam alanına dönüşmeye başlamıştı ama bir sıkıntı vardı çocuklar kütüphanedeki kitapların sadece hikâyelerini okuyabiliyor çok az bir bilgiye ulaşabiliyorlardı. Çünkü çocuklarımız ilkokul öğrencisiydi. Bunun için de bir proje başlattık “Bana Ne Öğretmek İstersin”  dedik. İstedik ki konusunda uzman kişiler gelsin okulda istedikleri konuda bilgiler versin çocukların hayata bakışlarını değiştirsinler. Bu projemiz de büyük ilgi gördü ve okulumuza birçok meslek grubundan üst düzey yönetici gelip eğitimler vermeye başladı. Gelemeyenler Skype üzerinden canlı yayında ders yapıyordu. Ben bu proje ile “Microsoft Harikalar Yaratan Õğretmen” ödülüne layık görüldüm ve Kanada’da ülkemizi temsil ettim. (İzlemek İçin)

Bu arada Sabancı Vakfı da beni Fark Yaratan seçmişti. (İzlemek İçin) Artık Türkiye’de tanınan bir öğretmen olmuştum. Mevcudumuz 86’ya kadar çıkmış, okulun bölgenin en gözde okulları arasına girmişti bile. Bundan sonra öğretmenlik adına yapabileceğim başka bir şey vardı. Ülkemin dört bir yanındaki öğretmenlerle birlikte bir şeyler yapabilirim diye düşündüm Facebook’tan beni takip eden öğretmenlere hadi gelin birlikte doğaya bir hediye verelim kuş yemliği asalım dedim ve kısa bir sürede 81 il 12 ülke ile birlikte yemlikleri astık. Bu yıl 21 ülke ve 30000 öğrenciye ulaştı. Daha sonra kendi atkımı örüyorum projesine binlerce öğrenci katıldı. Onlarla birlikte atkı ördük. Yibolara(Yatılı Bölge Okulları) çamaşır toplama kampanyasında ülkenin bir tarafından toplanan çorap ve çamaşırları diğer taraftaki 6000 öğrenciye paketleyip yolladık şu anda da ülkenin dört bir tarafından birçok öğretmenle projeler gerçekleştiriyoruz ve dağın başındaki bir okulda tek başına çalışmak bunların hiçbirine engel olmadığını gösterdim.

3. Mesleğinizde 20 yılı geçtiniz. Birçok başarıya imza atıp, mesleğinizde sayılı isimler arasındasınız Fatma Hocam, Fatma Ayan Hoca için öğretmenlik nedir desek?

Öğretmenlik benim için insanların hayatına dokunmaktır. Hangi konuda olursa olsun, onlara bir şeyler öğretmek, onlara yeni bakış açıları sağlamaktır. Belki o yüzden sadece sınıfımla, okulumla kalmayıp Türkiye’deki yüzlerce öğrenci ve öğretmen ile projeler yapıyorum, çünkü benim için bir şeyleri öğretmek paylaşmak dünyanın en keyifli işi. Dünyanın neresinde olursa olsun bir yüreğe dokunabiliyorsam, onun benimle birlikte bir şeyler öğrenmesini sağlıyorsam o an dünyanın en mutlu insanı olurum. Kuşlara yemlik asarken dünyanın öbür ucundaki çocuklar da bizimle birlikte yemlik yaptı. Benim için en mutlu an oydu. Kendi öğrencilerime de her zaman derslerin haricinde hayata dair birçok şeyi öğretmeyi hedeflerim isterim ki hayatlarının her evresinde ilkokulda öğrendikleri bilgiler onlara yol gösterici olsun. Belki o yüzden böyle bir okul ortaya çıktı. Hayatı öğreten Hayat Okulu

4. Bir de başarının görünmeyen mimarları var, Ali Bey de sanırız bunlardan bir tanesi. Başarınızın paydaşlarından “Eğitim Her Yerde” okurlarına bahsedebilir misiniz?

Tayin istemek için okulu görmeye gittiğimde dağın başında tek bir okuldu. Okula hiçbir ulaşım aracı gitmiyordu. Eşime döndüm, ben bu okula tayin isterim ama her gün benimle gelirsen dedim. O da tamam gelirim dedi. 5 yıldır her gün düzenli okula benimle geliyor ve okulda belki biz öğretmenden daha çok çalışıyor. Okulun Ali amcası o. Kimin başı sıkıştı ona koşar. Çocuklar her arabadan indiğinde koşup sarılıp Ali amca derler. Bazen ne oluyoruz hacdan gelmedi daha dün buradaydı diye kızarım. Ali amcanın yanında tabii ki bizim başka gönüllerimiz de var. Okulun 14 öğrencisi iken bizi ziyarete gelen ve 5 yıldır elimizi hiç bırakmayan Mahmut Çelik var mesela Mahmut Bey AKUT gönüllüsü okulda birçok şeyi Mahmut Bey ve AKUT’la birlikte gerçekleştirdik. Yine beldemizde bana destek veren birçok gönüllü var. Hatta 18 öğrenciyken okul aile birliğimiz yok diye bana bir platform kurdular ve okulun ihtiyaçlarının karşılanmasında yardımcı oldular. Özellikle Mesut İlhan ve Hülya Demir’in emeği çoktur. Hepsine minnettarım. Bir de Necla teyzemiz var. Marmara Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Necla Tuzcuoğlu kendi İstanbul’da olsa da okulun her türlü ihtiyacında kendi çocukları gibi koşturan onlara destek olan Necla teyzemiz bizim için çok değerli. Tabii ki bu kadar değil o kadar çok gönüllümüz var ki şimdi isimlerini yaz deseniz sayfalar dolar. Hepsi bizim için çok kıymetli insanlar.

5. Kimileri modern köy enstitüsü diyor kimileri Waldorf size birkaç cümle ile yaptığınız işi nasıl tanımlıyorsunuz diye sorsak?

Okulumuza kimi Modern Köy Enstitüsü diyor, kimi Waldorf sistemi diyor. Bence ikisi de değil biz burada bir yaşam alanı kurduk ve 8 ve 10 yaş grubundaki çocuklara hayatı öğretmeye çalışıyoruz. O yüzden biz okulumuzun adını “Hayat Okulu” koyduk.

6. Ayan ailesi için öğretmenlik babadan kıza ve oğula uzanan kutsal bir meslek. Mesleğe yeni başlayacak genç meslektaşlarımıza neler tavsiye edersiniz?

Mesleğe yeni başlayan öğretmen arkadaşlara tavsiyem sürekli araştırsınlar daha iyi ne yapabilirim diye hep düşünsünler. Öğretmenliğin ilk yılıydı. Bir şeyin en iyisini yaptığımı düşünerek öğretmenler odasına sevinçle girdim. Yaşlı bir öğretmen beni yanına çağırdı, bak Fatma dedi. Eğer iyi bir öğretmen olacaksan hiç bir yıl, bir evvelki yılını beğenmeyeceksin. Hep üstüne koyacaksın dedi. Gerçekten de öyle 21. yılımı çalışıyorum. Her yıl üzerine koydum. Her yeni yıla başladığımda daha iyi ne yapabilirim diye düşünür ona göre planımı programımı yaparım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

7. Mutlaka büyükşehirlerden, özel okullardan iyi teklifler alıyorsunuzdur, gelecek planlarınızı bizimle paylaşmak ister misiniz?

Meslekte 22 yılımı çalışıyorum. Mahmutlar Kılıçarslan İlkokulu Benim son okulum olacak çalışabildiğim kadar bu okulda çalışıp sonra emekli olmayı düşünüyorum. Emekli olduktan sonra başka bir okulda çalışmayı kesinlikle düşünmüyorum. Biz Mahmutlar Kılıçarslan’da bir yaşam alanı oluşturduk. Gücüm yettiğince bu yaşam alanını geliştirip benden sonra gelen genç öğretmenlere teslim edip sonra emekliliğin keyfini çıkartmak istiyorum.

8. Fatma Hocam sizde gördüğüm en önemli özelliklerden bir tanesi de sürekli bir öğrenme süreci içindesiniz. Yazı dizisini hazırlarken yapmış olduğum araştırmada “e Twinning” projesinde çok etkin olduğunuzu fark ettim 25 üzerinde eğitime katılmış ve bu alanlarda yetkinliklerinizi geliştirmişsiniz. Bu kadar işin arasında nasıl zaman buluyorsunuz?

Aslında çok da zor olmuyor Mitat Bey öncelikle ne yapmak istediğinize karar verdiğiniz bunlar önünüzde aşılması gereken süreçlerden başka bir şey değil. Ben mesleğime göre bir yaşam tarzı inşa ettim iyi ki de bunu yapmışım arta kalan zamanlarda öğretmenlik yapmak yerine tüm zamanlı öğretmenlik mesleğine tutku ile bağlıyım. Hedefleri olmalı kişilerin diye düşünüyorum ve bunun bizim varlık nedenimiz olduğuna inanıyorum. Ben okuyarak, öğrenerek ve öğreterek hayalimi gerçekleştiriyorum.

9. Hocam izniniz olursa sizle aklınıza ilk gelen nedir oyunu oynayalım istiyorum?

Eğitim- her zaman her yerde olmazsa olmazım

Türkiye– canım vatanım

Öğrenciler– umutlarım

Buğra– İlk göz ağrım gururum

Aşağı Mahmutlar Kılıçarslan– en büyük emeğim

Kütüphane- Hazinemiz

Bana Ne öğretmek İstersin– en keyifli projem

Skype- dünyaya açılan kapımız

Oğuz Gökalp-Bilge Hatun- canlarım dünyanın en güzel hediyeleri

Öğretmenlik-babamdan miras

Ekip İşi– tabii ki Mahmutlar Kılıçarslan ilkokulu

 

10. ve son olarak hocam “Eğitim Her Yerde” okurlarına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Eğitim Her Yerde okurlarına Aşağı Mahmutlar Kılıçarslan ailesi olarak selamlarımızı iletmek istiyoruz. Eğitime gönül veren, eğitim için emek harcayan, yüreği eğitim için atan tüm dostlarımıza iyi bayramlar dileyerek bizi konuk ettiğiniz için size de çok teşekkür ederiz. Sağlıcakla kalın.

 

Kaynaklar: http://www.sabancivakfi.org/tr/sosyal-degisim/fatma-ayan

Facebook Yorumları
Mitat Özder
Mitat Özder hakkında 33 makale
Süreç geliştirme, iş ve sistem analizi uzmanı olan Mitat ÖZDER, 30 Ağustos 1971 tarihinde Ankara'da dünyaya geldi. Sırasıyla Kadırga İlköğretim Okulu, Mahmut Paşa Orta Okulu ve Vefa Lisesinde İlkokul,ortaokul ve lise öğrenimlerini tamamladı. Üniversite tercihini İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünü olarak yapan yazarımız halen Erzurum Üniversitesinde Sosyoloji eğitimi görmektedir. Okyanus Akademi ve Elmi Akademi kurucusu tüm Türkiye genelinde yapılan anaokulu ve ilkokul öğrencilerin katıldığı "Sende Bir Oyuncak Tasarlarmısın" adlı yarışmanın fikir mimarı ve düzenleyicisi olan Mitat Özder, lise yıllarında başladığı amatör yazarlığa devam etmekte aynı zamanda profesyonel öğrenci koçu, kariyer gelişim uzamanı olarak kişisel bloğunda yazılar yayınlamaktadır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.