Başarı Nedir?

Son zamanlarda eğitim konusunda odaklanılan  en önemli konulardan biri başarıdır. Fakat başarı ile ilgili elde avuçta bir tanım yok. Sebebi ise biz eğitimcilerin hala bu tanıma farklı açılardan bakması. Bu farklı bakışın sebebi ise geldiğimiz ortam. Her insan farklı topraklarda yetişir, eğitimcide bir insandır ve hiç kuşkusuz bu farklı topraklardan yetişerek gelmiştir.

Günümüzde özellikle sınavlar ile yarış atı olan öğrencilerimiz başarı kelimesini de üst düzey sınav sonucu olarak görmekte maalesef. Bu acı bir gerçek çünkü öğrencilerin neredeyse hayatlarını tek bir alana yığmaları ve geleceklerini buna göre kurmaları çok acı. Ama bundan daha acı olan bir şey var ise o da; Hayatlarında öğrencilerin ikinci bir plan olmaması! Bu durum çok üzücü çünkü tek bir amaç ile hayatlarına devam eden çocuklar beklentileri gerçekleşmeyince boşluğa düşmekte ve kendilerini bir anda her köşeden silmekteler.

Sonrası malum amacı olmayan büyük kitleler zorla eğitilmeye çalışılır ve yaşları 18’e ulaşan gençlerimiz kendilerine daha tek bir soru sormadan veya hayatının tek bir alanında anlam arayışına girmeden mezun olurlar. Gençlerimizin buraya düşmesinin en önemli sebebi başarıya karşı biz eğitimcilerin hala ortak bir bakış açısında buluşamaması. Çünkü başarıyı sonuçta arıyoruz ama başarıdan önce var olan akışı görmüyoruz. Niye görmüyoruz? Çünkü kendi kendimize yediremediğimiz bir gerçek var artık karşımızda yeni bir nesil var. Bu nesil daimici veya esasici bir eğitim anlayışını reddediyor, hayatlarının her anında olduğu gibi eğitimcilerin de kendilerini merkeze koymasını istiyor ya da daha doğru ifadeyle önemsenmek istiyor.

Çocuklar önemsendikten sonra ise bir rehber arıyor ve diyor ki rehbere: ‘Öğretmenim bana yol göster.‘ bizler de  öğretmenler olarak yol göstermeyi ‘ders çalış’ öğüdü yerine hayatlarının önce kendine bağlı olduğunu ifade ederek  onlara sorumluluklarını hatırlatmalıyız! Sorumluluk, çağımızın ilacı ve gençliğimizin kurtuluş reçetesidir. Çünkü hayatlarımızın artık merkezinde olan çocuklarımız arık bizlere diyor ki; Beni anla, bana rehber ol, bana sorumluluklarımı ver ve artık ipler benim bunu anla’ demektedir. Bizler ipleri artık çocuklara vermeli ve hayat senin demeliyiz tabii dedikten sonra onları bir başına değil tıpkı bir rehber gibi gizlice yanlarında olmalıyız.

Evet, yaşlandık devir değişti nerde o eski bayramlar haklısınız. Ama artık başarı sonuçtan önce sonuca giden süreçte ve bu sürecin temelinde de ‘sorumluluk’ denen altın, gümüş, pırlanta adına ne derseniz deyin muhteşem ötesi bir kelime yatıyor.

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.