Çocuklarda Kıskançlık

Kıskançlık; çocukların ve hatta yetişkinlerin, kendi benlikleri ile çevresindeki insanlar arasında olumlu ve dengeli ilişki kurmalarına engel olan ve hatta insanı, yaşanılması zor mutsuz bir duruma düşüren bütün insanların yaşadığı evrensel bir duygudur. Yaşamın her döneminde her insan kıskançlık duygusu yaşayabilir. Öğrenci arkadaşlarını kıskanabilir, eşler birbirini kıskanabilir, kardeşler birbirini kıskanabilir. Aşırıya kaçmadan ve günlük süreci etkilemeden yaşanan bu kıskançlık doğal bir duygudur.

Doğal bir duygu olan kıskançlık, temelinde güvensizlik barındırmaktadır. O ana kadar kendisine yöneltilen ilgi, bir başkasına yöneltildiğinde; çocuk kendisini bırakılmış, terk edilmiş ve güvensiz hisseder ve ilginin yöneltildiği yeni kişiye de hınç ile dolar. Kıskançlık bazen geçici olsa da sonraki süreçte sürekli ve belirgin bir hal alabilir. Örneğin yeni bir kardeşin doğması durumunda bazı çocuklar içine kapanır, çevresine karşı ilgisizleşir ya da kardeşiyle rekabete girebilir. Yeni doğan çocuk durumu gereği daha çok ilgi, bakım ve sevgi görür. Bu durum ilk çocuğu üzer, sıkar, öfkelendirir, kardeşinden nefret eder, onu yok etmek isteyebilir. Çocuk bu duruma alıştırılmamış ise; mevcut ortam onun için daha da yıkıcı olur. Burada kıskançlık, çocuğun şiddetle beklediği ilgi şefkat ve sevgi eksikliğine karşı verdiği bir yanıttır.

Bebeğin dünyaya gelmesiyle birlikte çocukta görülebilecek değişiklikleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Çocuk, o güne kadarki gelişme ve olgunlaşma aşamalarından geriye giderek çocuksu davranışlar göstermeye, annesini emmeye veya beslenmeye, gece onunla yatmaya ve benzeri davranışlar göstermeye başlayabilir.
  • Geceleri uykusuzluk göstererek korktuğunu, üşüdüğü veya terlediğini veya acıktığını belirterek, anne ve babanın rahatsız olması konusunda girişimlerde bulunabilir.
  • Daha önce bir takım hizmetlerini kendisi yaptığı halde artık bu hizmetleri anne, baba ve yakınlarından isteyebilir.
  • Yeni doğan kardeşine karşı düşmanlık hisleri göstermeye, canını acıtmaya, açıkça ona zarar verecek eylemlere girişebilir.

Peki, çocuklarımızda kıskançlık gibi insanı derinden sarsabilecek olumsuz bir duygu ile baş etmeleri konusunda çocuklarımıza nasıl yardımcı olabiliriz?

  • Özellikle erken yaşlardaki çocuklar, hissettikleri birçok duyguyu dile dökmekte zorlanabilir. Hissettikleri duyguların birçoğu için sözcükleri yoktur. Bu nedenle, duygulara ilişkin kavramsal bir öğrenime gerek duyarlar. Bu konuda yapabileceğiniz en iyi şey, çocuğunuzla içinde kıskançlık temasının işlendiği öyküler, masallar okumaktır. Okuduğunuz kitaplardaki karakterlerin hissettiği kıskançlık ve benzeri duyguları çocuğunuzla konuşarak, çocuğunuzun bu duyguları kavramsal bir çerçeveye oturtmasını ve bu duygulara dönük doğru davranış stratejileri geliştirmesine yardımcı olabilirsiniz.
  • Çocuğunuz, kıskançlık, üzüntü, öfke gibi duygularını ifade etme ve bağlama oturma becerilerini geliştirdikçe, bu duygularla baş etme konusunda da yetilerini arttırır. Bu sayede, bu duyguların neden olabileceği zorlu davranış modellerini de azaltmış olursunuz.
  • Çocuğunuzu, kardeşi veya başkalarıyla kıyaslamayınız. Ancak, kendinin dünü ve bu günkü durumu ile kıyaslama yapabilirsiniz. Bireysel farklılıkların bulunduğu bir gerçek karşısında onu cinsler arasında ayırım gözeterek farklı davranmak, mevcut güç ve yeteneğinin dışında başarı göstermiş biriyle kıyaslamak, onda kıskançlığı körükler.
  • Çocuğunuzla belirli zaman aralıklarında düzenli olarak bir araya gelmeniz, ortak bir etkinlik yürütmeniz de yararlı olacaktır. Birlikte yürütülen etkinliklerle, çocuğunuzun sosyal ve duygusal gelişimini desteklediğiniz gibi, çocuğunuz sevildiğini hisseder ve kendine güven kazanır. Birlikte kitap okumak, onu kucaklamak ve ona sarılmak, birlikte şarkı söylemek, ortak yürütebileceğiniz etkinlikler arasında sayılabilir.

Kıskançlık söz konusu olduğunda bu duygunun ötelenip bastırılmasından çok, gün yüzüne çıkartılıp konuşulması çok daha sağlıklıdır. Çocuğunuzda herhangi bir nedenle kıskançlık duygusu ortaya çıktığında, kendinizin de geçmişte kıskançlık hissettiğinizi çocuğunuza anlatabilirsiniz.

Böylece çocuk, kıskançlık duyduğu için kendisini suçlu hissetmeyecek ve bunun herkesin hissettiği insani bir duygu olduğunu öğrenecektir. Bu öğretinin üzerine de, bu duyguyu nasıl olumluya çevirebileceğini çocuğunuza göstermelisiniz. Aslında kıskançlık duygusu ortaya çıktığında, çocuğunuz için harika bir öğrenme olanağı da belirmiştir. Kıskançlık sayesinde çocuğunuza insanların birbirinden farklı olduğunu, herkesin ayrı değerleri ve özellikleri olduğunu öğretebilirsiniz. Örneğin çocuğunuza, “Bazı çocuklar yapboz oynamayı sever, ama bazıları yapbozları zor bulabilir ve bunun yerine arabalarla oynamak isteyebilir” gibi cümlelerle, bireysel farklılıkları açıklayabilirsiniz.

Uzman Psikolojik Danışman 

Bedil Demir

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.