En İyisi Kavramı ve Kişilik Gelişimi

Sevgili okurlar, bu yazıda ilkokul öğrencilerinde en iyisi olma ve en iyiye ulaşma arzusunun kişilik gelişimine etkisini irdeleyeceğim.

2018-19 eğitim öğretim yılının ilk yarısını geride bıraktığımız şu günlerde anne ve babalar öğrenci karnelerini incelediler ve daha çok akademik becerilerin değerlendirmesini yaparak öğrencilerle birlikte iki haftalık bir mola verdiler. Her öğrencinin gelecek planlaması şüphesiz akademik becerilerin niteliği ile ilişkilendiriliyor. Elbette günümüz şartları düşünüldüğünde bu becerilerin kazanımı oldukça önemli fakat her şey demek değil.

İlkokul öğrencisi çok küçük yaşlarda 1. sınıfa başlıyor ve bir koşuşturmacaya dahil oluyor. Öğrencilerin ailelerinden koparak sosyal hayata adım attığı ilk yer okul. Yani tüm gün anne baba ve ev ortamından uzak kamusal bir alanda öğretmenleri ve arkadaşları ile baş başa. Bu sürece uyum okul ve ailenin koordinasyonu ile bir şekilde aşılıyor. Zorlanılan noktalarda da sıkı bir iş birliği ile süreç normalleşiyor.

Peki, sınıf içerisinde neler oluyor? Z kuşağı olarak adlandırdığımız bu öğrencilerin lüksü bir zaruri ihtiyaç olarak gördüğünü biliyor muydunuz? Yani en iyisi olmak, en iyisini elde etmek onlar için bir gereksinim. Sınıfta öğretmeninin onu övmesi, onun hakkında methiyeler dizmesi ve onun sınıfta bir numara olmak istemesi gerçekten o’nun için çok kıymetli. Bu durumun tersini düşündüğümüzde bir o kadar da o’nun için bir yıkım.

Peki öğretmenim, öğrencimin en iyiye ulaşmak istemesi kadar güzel bir şey yok bence; bu durumu hırsı ve çabası ile birleştirirse tuttuğunu koparır vallahi!

Birçok ebeveyn adına bir seslendirmeydi yukarıdaki… Evet aslına bakılırsa kötü gözükmemekte yalnız derinlemesine düşünüldüğünde bu durumu kontrol etmek ebeveyn ve öğretmenlerin bir görevi diye düşünüyorum.

En iyiye ulaşırken öğrencilerin göz ardı edebileceği ve bunların uzun vadede öğrencinin kişilik gelişimine olumsuz yansımalarını gözlemleyebileceğimiz durumlar var. Nedir bunlar?

Bencillik, kıskançlık, kişiler arası ilişki, mutsuzluk, eleştiri, olumsuz rekabet.

Yukarıda belirtilen kavramların atlanması öğrencinin kişilik gelişimini ciddi bir şekilde olumsuz etkileyecektir.  Bu noktada desteklenmeyen öğrencilerin:

En iyiye ulaşması çok değerli olduğu için eleştiriyi kabul etmeyecektir,

Sadece kendisinin bir numara olmasını istemesi onu bencil bir bireye dönüştürebilir,

En iyisine ulaşamadığında mutsuz olması kaçınılmazdır.

Rekabet etmek, bu yaş grubu öğrencileri için eğlenceli, keyifli ve dostça da olabilir yalnız olumsuz rekabet kıskançlık ve kişiler arası ilişkinin bozulmasını beraberinde getirecektir.

Peki ne yapmalı?

Öncelikle anne baba ve öğretmenlerin, öğrencilerin en iyiye ulaşma noktasında karşılaştıkları bu başlıklardan haberdar olması gereklidir.

Yarıyıl tatilinde olduğumuz şu günlerde karnenin sadece akademik beceri değerlendirmesi yapan sağ tarafına bakmamalı ve öğrencilerimize de SADECE bunun çok değerli olduğu mesajını vermemeliyiz diye düşünüyorum.

Son olarak, anne babaların bu konuda öğrencisiyle sohbeti ilgi ve alakası öğrencinin olumlu desteklenmesi adına çok değerli.

Esenlikle. 

 

 tolgayazici.info

Facebook Yorumları
Tolga Yazıcı
Tolga Yazıcı hakkında 25 makale
1992 yılında İstanbul/Fatih’te doğmuştur. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da kolejde tamamlamıştır. Lisans eğitimini burslu olarak İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünü 2014 yılında tamamlamıştır. 2016 yılında Aydın Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İ.Ö. Sınıf Öğretmenliği Tezli Yüksek Lisans programına başlamış “Yankılı Okuma (Eko Okuma) Stratejisinin Kullanımının İlkokul Üçüncü Sınıf Öğrencilerinde Okuma Becerisini Geliştirmeye Etkisini” içeren çalışması ile devam etmektedir. 2014 yılında Doğa Koleji’nde Sınıf Öğretmeni olarak görev almaya başlamış ve halen görevini devam ettirmektedir. Kolektif yazar grubuyla yazdığı Eğitim Her Yerde Seçkileri adlı bir kitabı, eğitsel içerikli birçok makale yayını, kendi yazdığı ve yayımladığı STEM ders planları bulunmaktadır. Birçok zirve ve konferansta yer almış, sempozyum ve çalıştaylarda görev almıştır. Çalışma alanları STEM, 21. yy. becerileri, çocuklar için felsefe, öğretmen eğitimi ve proje çalışmaları şeklindedir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.