Yüzyıllardır insanlığın en büyük kurtarıcı faktörlerinden biri olarak görülen eğitim, birçok ülkede izlediği istikrarsız ve engebeli yolda çektiği sıkıntılar ile gözlerinde eğitim açlığı ışıltısıyla heyecanla bekleyen gençlerimizin ve azmimizin hayal kırıklığına uğramasına sebep oldu. Bu talihsiz durumun sebepleri üzerine birçok araştırma yapılsa da aslında eğitimin bireyselleştirilememesi faktörü birçok araştırmada öne çıkıyor. Her bireyin kendine has bir öğrenme psikolojisi olduğu bilgisine dayanarak, eğitim sistemlerinde başarısızlığa uğramış birçok ülkenin bu konu üzerinde çalışmalar yapmaları, sebeplerin dayanılırlığını arttırıyor.
Peki, genelleştirilmiş eğitim sistemine ayak uydurmakta zorluk çeken ve normal zekalı olarak adlandırılan çocukların sayısı bile bir hayli fazla iken, bu objektif sistemde kaybolup giden ve üstün zekalı olarak adlandırılan çocukların yaşadığı sıkıntıların seviyesi ne olabilir? Üstün yetenekli ve zekalı çocukların dünyaya ve insan yaşantısına katkıları birçok araştırmada belirtilmiştir. Bu yüzden de üstün yetenekli ve zekalı çocukların eğitimi tüm dünyada önemli bir konu haline gelmiştir. Normal zekalı olarak adlandırılan bireylerin bile kişiselleştirilmiş bir eğitim sistemine ihtiyaç duyduğu görüşü bu kadar yaygınken üstün zekalı bireylerin sahip olması gereken bireyselleştirilmiş eğitim sisteminin dikkate alınması bir çok görüş tarafından normal karşılanmıştır.
Kişiselleştirilmiş eğitim sisteminin öğrenciye katkıları yadsınamaz olarak görülürken bu sistemin özellikle üstün zekalı öğrenciler için ne kadar önemli olduğunu vurgulamaya gerek duyulmaması lazım. Verilen bilgilerden sonra akla gelmesi gereken soruları şu şekilde sıralayabiliriz:
- Üstün zekalı ve yetenekli çocuklar kimlerdir?
- Üstün zekalı ve yetenekli çocuklar nasıl belirlenir?
- Üstün zekalı ve yetenekli çocukların eğitimi nasıl olmalıdır?
Fakat biz bu literatür incelenmesinde üstün zekalı ve yetenekli çocukların eğitim sisteminde kullanılan yöntemleri değerlendireceğiz.
Üstün yetenekli çocukların eğitiminde kullanılan ögeleri aydınlatabilmek için öncelikle üstün yetenekli çocukların kim olduklarıyla ve nasıl keşfedildikleriyle ilgili bilgiler vermemiz lazım. “Literatürde “gifted” ve “talented” terimlerinin “üstün yetenekli” bireyleri belirtmede kullanıldığı görülmektedir. Üstün yetenekli terimi içinde yer kavramlara anlam bilim çerçevesinde bakıldığında; yetenek (ability), somut eylem gücü; yetiklik – istidat (aptitude), belirli bir eğitimle yeteneğe dönüşebilen kalıtımsal hazır oluş; marifet (talent) ise özel yeteneğin sivrilmesi anlamını taşımaktadır…” (Mustafa Uğur Özkan, 2013, bölüm 1, para 1)
Her birey dünyaya kendilerine has yeteneklerle eşsiz olarak gelmiştir. Doğuştan gelen bu yetenekler çevrenin etkisi ve bireyin kendi gelişimi ile alakalı olarak gelişim gösterir. Kısacası zeka, doğuştan gelen fakat bireyin kendisinin geliştirdiği bir özellik olarak sayılır. Zeka günlük hayatımızı devam ettirmemizi sağlayan ve uyaranlara uyum sağlama, problem çözme gibi özelliklere sahiptir. Bu yüzden zeka kavramı, yüzyıllardır bireyin genel potansiyelinin belirlenmesinde kullanılmıştır. Bu özelliğimizin ölçülmesi gerektiği düşüncesi ile geliştirilen zeka ölçme yöntemleri ile belli düzeyin üstünde olan insanların varlığı ortaya çıkmıştır. Biz bu düzeyin üzerindeki insanlara üstün yeteneğe ve ya üstün zekaya sahip insanlar adlandırılmasında bulunuruz.
Üstün zekaya ve yeteneğe sahip olan bireylerin, bu özelliklerini ortaya çıkarmaları için ya da başka bir deyişle bu özelliklerini kullanabilme yetilerini kazanabilmeleri için, kişiselleştirilmiş ve ya özelleştirilmiş bir eğitim programı ile ayrıntılı bir sürece girilmesi gerektiği ön görülmüştür. Üstün zekalı öğrencilerin eğitimsel gelişimi için hazırlanan belli başlı eğitim modelleri arasında üçlü zenginleştirme modeli olarak adlandırılan bir sistem vardır. Bu eğitim sisteminin/modelinin genel amacı, üstün zekalı olarak etiketlenmiş çocuğun bireysel yeteneklerini belli başlı spesifik yönlerde geliştirmeye yönelik eğitimsel aktiviteler yapılarak, bireyin özelliklerinin bilişsel bir biçimde geliştirilmesidir. Herkes gibi, normal üstü zekaya sahip olan çocuklar (gifted children) ‘da eğitim almaya ihtiyaç duyar fakat bu çocuklar özellik ve zeka bakımından akranlarına göre farklı olduğu için farklılaştırılmış ve bireyselleştirilmiş eğitim programı alabilirler. Bu programların hazırlanışından önce, bir çocuğun üstün zekalı olup olmadığına karar verilmeli, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda bir program hazırlanmalıdır. J.Feldusen (1989) stated that “Educators must,of course,identify gifted students before they can provide special enrichment and accelarated services.” (p. 7). Buna göre, üstün zekalı çocuklar için bir tanı kriteri konulması ve bunlar doğrultusunda bu çocukların yönlendirilmesi önemli bir noktadır.
Üstün zekalı çocukların tespitinde en önemli dayanak “gözlem” dir. Bazı davranışlar gözlem yoluyla fark edilmeye açıktır. Örneğin; (“Mükemmel uzun süreli bellek, geniş sözcük dağarcığı, okuduğunu kısa sürede anlama başarısı, aşırı yaratıcılık ve hayal gücü, sonuca ulaşabilme, problemler üzerinde gösterilen üstün matematiksel ve sözel zeka.”) Ailelerin bu tanılama üzerine yönlenmesiyle çocuklar İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM) ‘a gönderilmeye teşvik edilir. Burada yapılan uygulamalar ve değerlendirmeler çocuğa üstün zekalı tanısının konulması için çok önemli bir yer arz eder. Özellikle bir uzmanın değerlendirmesiyle (psikolog, psikolojik danışmanlar ve çocuk psikiyatristleri), ailelerin anlattığı olaylar ve bulguların desteklenmesi önemlidir. ”Ailelerin çocuklarıyla ilgili deneyimleri, çocukla ilgili çeşitli bulgular, uzmanların gözlemi ve son olarak “ yetenek-zeka testleriyle” bu tanılar gerçekleşir (Wisc-r ve IQ Testleri). Zeka ve yetenek testleri, bireysel veya gruplara yapılabilir. Özellikle en fazla 10 kişiyle yapılan grup testleri uzmanlar için yeteneklerin belirlenmesi açısından yararlı bulunmuştur. Grup değerlendirmelerinden sonra uzun süreçli bireysel değerlendirmeler uygulanmaya başlar. Testlerin başarılı ve uygun olması için;
- Çocuğa bu bir yarış veya sınav değil algısı verilmelidir.
- Test esnasında çocuk aç, susuz veya uykusuz olmamalıdır.
- Testten önceki 2-3 gün içinde evde bir problem veya gerginlik olması sınav sonucuna tesir edebilir.
Testte çocuğun yetenek alanlarına yönelik farklı başlıklarda sorular mevcuttur. ”Hız zamanı ve kavramı” önemli bir etmendir. Örneğin: Belirli bir hız zamanında tamamlanacak şekil ve örüntüler tanılamada önemli rol oynar. Test neticesindeyse çocuğun;
- Normal Zeka
- Parlak Zeka
- Üstün Zeka
- Deha Zeka
Kategorilerinden hangisine yakın olduğuna karar verilir.
Renzulli’nin Zenginleştirme Üçlüsü olarak adlandırılan ve üstün yetenekli çocukların eğitiminde üç farklı model tipi olarak karşımıza çıkan bu eğitim programı, üstün yetenekli öğrencilerin bireysel farklılıklarını ön plana çıkarak bir faktör olarak belirtilmiştir. Bu üç farklı eğitim modelinin hepsinde, geliştirilmesi amaçlanan farklı bireysel özellikler sıralanır ve bir sonuca varılır.