1. Anasayfa
  2. Değerlendirmeler

Empati, Biz, Çocuk

Empati, Biz, Çocuk
0

“İnsan acı duyabiliyorsa canlıdır, başkasının acısını duyabiliyorsa insandır.”

Tolstoy

Hayatımıza şöyle bir baktığımızda insan ilişkilerinde bizim duygularımızı duyarlı bir şekilde dikkate alan, duygularımıza önem veren insanların varlığı bizi mutlu eder ve hayata karşı daha güçlü kılar. İnsan olarak hayatın her kademesinde kurduğumuz diyalogların verimli bir iletişime dönüşmesini ve ilerlemesini iyileşmesini sağlayan, problemleri daha hızlı çözünür hale getiren anlayış dolu bir yaklaşım tarzı vardır. Bu yaklaşım tarzı empatidir. Bu tarzdan uzaklaşan ilişkilerde korku, öfke, uyumsuzluk, tutku eksikliği, neşesizlik ve en önemlisi verimsizlik hâkim olmaya başlar. Son dönemlerin en ciddi problemlerinden biridir empati yoksunluğu.

Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır. Çok basit herkesin iyi bildiği ve kavrayabildiği bir tanım olmasına rağmen empatik iletişim kurma becerisi geliştiren insanlara ulaşmak zordur.

Duygularımızı hem sözlü hem de sözlü olmayan yollarla ifade ederiz. Duygularımızı çok nadir kelimelere döker, genellikle başka ipuçları vererek duygularımızı tanımlar ve belli etmeye çalışırız. Duygusal zekâ araştırmacısı, psikolog Dr. Goleman’a göre akılcı zihin sözcüklerle ifade bulur, duyguların tarzı ise sözsüzdür. Kişinin sözleri; ses tonu, el-kol hareketleri veya diğer sözsüz yollardan ifade edilenlerle çelişiyorsa, duygusal gerçek, aslen ne söylediğinde değil, nasıl söylediğinde saklıdır. Yapılan araştırmalar, duygusal mesajların yüzde doksanının hatta daha fazlasının sözsüz olduğunu göstermektedir. Bu durumda, insanların bize ilettikleri en önemli mesajları anlayabilmenin ve dünyayı başka bir kişinin bakış açısından görebilmenin yolunun, sözlü mesajların yanı sıra –hatta daha çok- sözsüz mesajları tanımak, anlamak ve yorumlamaktan geçtiğini söyleyebiliriz.

Diğer taraftan kişiye empatik tepki vermenin de başlıca iki yolu vardır. Yüz ifadesini, bedeni kullanarak onun anlaşıldığını göstermek ve sözlü olarak onu anladığınızı ifade etmek… Ancak en etkili yol bu ikisini birlikte kullanmaktır (Kasatura, 2003). Düşünme, hissetme ve eylemin birbirini desteklemesiyle empati kazanılır.

Empati becerisini iyi kullanabilen kişiler bu anlamda, iyi bir dinleyici olmalarının yanı sıra, karşıdaki kişinin dile getirmediği duygularını da sezebilir, bakış açılarını kavrayabilirler.

Bu noktada empati sahibi çocuklar yetiştirmek, kendi duygularının ve bireyselliklerinin farkında olmalarını ve ortak duyguları ilişkilendirebilmelerini sağlar. Empati becerisinin gelişmesi yıllar alsa da araştırmalar empati gelişiminin kökenlerini bebekliğe kadar dayandığını söyler.

Empati, bireysel, özel ve iş hayatındaki başarı için önemli bir beceridir. Empati sahibi insanlar, diğer insanlara göre daha iyi sosyal etkileşimler, akademik performans ve iş hayatında başarılar gösteriyor.

Çocukların empati becerilerini geliştirmek için; duyarlı ebeveynlik, her türlü duyguyu onaylayarak öz farkındalığa ulaşmalarını sağlamak, duyguları tanımlamak ve etiketlemek, duygusal dünyalarını organize etmelerini sağlamak, kendimiz ve başkaları arasında benzerlik ve farklılıklara işaret etmeyi, empatiyi modelleyip sesli olarak dile getirmek, kitap okumayı ve oyun oynamayı teşvik etmek, ihtiyaç sahibi bir komşuya yardım eli uzatmak, evsizler için gönüllü çalışmalarda bulunmak gibi sosyal sorumluluk bilincini geliştirecek faaliyetlerde bulundurmak faydalı olacak yöntemlerdendir.

Hem çocuklarımızın hem de kendi kişisel gelişimimizde empati duygusunu geliştirme adımlarını uygulamak dünyamızı daha insani duygularla inşa etmemizi sağlayacaktır.

KAYNAKLAR

Goleman, D. Duygusal Zeka Neden IQ dan daha Önemlidir?, Çev. Banu Seçkin Yüksel, Varlık Yayınları, 1995.

Kasatura, İ. Heyecansal Kontrol, Altın Kitaplar, 2003

Facebook Yorumları

İlginizi Çekebilir

Yorumunuz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.