Beden Eğitimi, Spor ve Okçuluk

Bir spor terimi olarak beden eğitimi, vücudu güçlendirmek ve sağlığı korumak amacıyla, araçlı ya da araçsız olarak yapılan hareketlerdir. Eğitim açısından ise bireyin fiziksel aktiviteler aracılığıyla, psikomotor, bilişsel ve toplumsal alanda gelişimine katkıda bulunan bilinçlenme ve hareket süreçtir. Kısaca beden eğitimi, bireyin beden sağlığını, ruh sağlığını, beden becerilerini geliştirmeye yönelik, gerektiğinde çevresel koşullara ve katılımcıların özelliklerine göre değiştirilebilen esnek kurallı oyuna, jimnastiğe, spora dönük alıştırma ve çalışmaların tümünü kapsayan geniş tabanlı bir etkinliktir. Beden eğitimi, bireyin, büyüme gelişme davranışlarını sağlayan güçlü bir eğitim alanıdır.(1)

Spor, beden eğitimi faaliyetlerini özelleştirerek çeşitli branşlarda somutlaşmış, üst düzeyde yapıldığında fizyolojik, psikolojik, estetik, teknik özellikleri gerekli kılan yarışmaya dayalı, kazanmayı amaçlayan ve katı kurallarla çevrili bir etkinliktir. Kökleri geleneklerimiz ve dünümüz içinde, gövdesi ve dalları bu köklerden beslenerek bugünümüze ve yarınlarımıza uzanmaktadır. Temel insani özelliklerimizi oluşturan değerlerimiz, hayatımızın rutin akışında ve karşılaştığımız sorunlarla başa çıkmada eyleme geçmemizi sağlayan kudretin ve gücün kaynağıdır. Öğretim programlarında yer alan “kök değerler” şunlardır: adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik, yardımseverlik.(2)

Çocukların eğitim hayatı başladığı andan itibaren toplumun sağlıklı bireyleri olabilmeleri için beden eğitimine de önem verilmelidir. Hatta bazı aileler anaokuluna başlamadan çocuklarını özel yeteneklerine göre bazı spor alanlarına başlatmaktadır. Beden eğitimi dersinin, çoğunlukla başarısız olunamayacağı ve zayıf not verilmeyeceği düşünülen, liseye ve üniversiteye geçiş sınavlarında soru çıkmadığı için bazı öğrenciler ve velilerince ciddiye alınmadığı da olur. Hatta bazen sınavlara çalışmak için boş zaman olarak görüldüğü bile olur.

Okullarda beden eğitimi dersinde spor salonu ve fiziksel altyapı imkanlarına göre öğretmenler, belli spor dallarında ferdi veya takım kurarak öğrencileri eğitmeye çalışırlar. Bu spor dallarında Gençlik ve Spor Bakanlığı işbirliğinde okul oyunları sporları adıyla her yıl düzenli yarışmalar düzenlenir. Bazı spor dallarında ise federasyonların ulusal yada uluslar arası yarışmalarına da katılan başarılı öğrenci sporcular ferdi ya da takım halinde mücadele ederler.

Spor dallarının bazıları insanlık tarihi kadar eski sayılır. Hatta bazıları insanların önce hayatta kalmak ve yaşamlarını sürdürmek için savunma ve saldırı amaçlı yaptıkları faaliyetlerdi. Bunların başında okçuluk gelmektedir. İnsanlık tarihinde ok ve yayın ayrı bir yeri bulunmaktadır. İnsanların kendilerini hayvanlardan ve diğer insanlardan korumak, hayvanları avlayarak beslenebilmek için kullandıkları ilk ok ve yayın günümüze gelmesi uzun bir gelişim evresiyle olmuştur.

Türk ve İslam Kültüründe önemli bir yere sahip olan Okçulukla ilgili, Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde hükümler bulunmaktadır. Fütüvvet-namelerde okçuların ok yapın ustası İmran el-Kavvas oğlu Ebu Muhammed, yay yapımında Hz. Ebubekir oğlu Muhammedül Kübra ve atıcıların (kemankeş) piri olarak Sad Bin Ebi Vakkas olarak yazılmaktadır. Divanu Lügatit Türk’te, Kutadgu Bilig ve Dede Korkut Kitabında okçuluk hakkında önemli malümatlar yer almıştır.(3)

Günümüzde spor olarak 1961 yılında kurulan Türkiye Okçuluk Federasyonuna bağlı kulüpler tarafından klasik ve makaralı yay olarak iki kategoride okçuluk sporu faaliyetleri yürütülmektedir. Geleneksel Türk Okçuluğunun henüz bir federasyonu olmamakla beraber başkanlığı ve merkezi Üsküdar’da bulunan Dünya Etnospor Federasyonunca tanıtım ve yaygınlaştırma çabaları bulunmaktadır.

Son dönemde okçuluk sporunun bilinip tanınması ve yaygınlaşması 29 Mayıs 2013 tarihinde Beyoğlu ilçesinde Fatih Sultan Mehmet Han döneminden itibaren Okmeydanı olarak bilinen ve Okçular Tekkesinin yer aldığı mahalde Sayın Cumhurbaşkanımızca yeniden ihya edilen Okçular Vakfı tarafından gerçekleşmiştir. Vakıf bünyesinde faaliyet gösteren Spor Kulübünde halka açık olarak ücretsiz geleneksel, klasik ve makaralı kategorilerde okçuluk eğitimi verilmektedir. Bugüne kadar binlerce insanı okçulukla buluşturan vakıf, halen yüzlerce lisanslı sporcuyla okçuluk sporunda başarılara imza atmaktadır. Daha önce zengin sporu olarak bilinen okçuluk bu sayede ücretsiz hizmetlerle halka tanıtılmış ve ülkeye yaygınlaştırılmaktadır. Bu güzel hizmeti başlatan ve başarıyla sürdüren vakıf ve kulüp yönetimine antrenörlere öğrencilerimiz adına teşekkür ederim.

Okullarda Okçuluk Projesi kapsamında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğüyle yapılan işbirliğiyle 39 ilçede seçilen üçer okuldan gönüllü beden eğitimi öğretmenlerine temel okçuluk eğitimi verilerek okullarca sağlanan malzemelerle ilk defa okullarda okçuluk faaliyetlerine başlanmıştır. Projenin ikinci yılında eğitime yeni öğretmenler katılmış yaygınlaştırma faaliyetleri sürdürülmektedir.

Sadece ülkemizin değil dünyanın sayılı okçuluk tesislerinin bulunduğu bu vakıfta; Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü, Müze, Kütüphane, Konferans Salonu, Cami, Tarihi Namazgâh ve menzil taşları da yer almaktadır. Kültür sanat eğitim faaliyetleri (Kur’an-ı Kerim, Hüsnü Hat ve Osmanlıca), seminerler (değerler eğitimi), tiyatro, festival, yarışma ve anma törenleri düzenlenmektedir. Okla Yükselen Millet adlı araştırma eseri yayın hayatına kazandırılmıştır. Spor tesisi farklı kategori ve yaşlarda ayrı açık ve kapalı salonlarda ve hocalarla, ar-ge merkezi, kondisyon salonu ve kantin, yemekhane, otopark gibi tüm sosyal ihtiyaçları karşılayacak şekilde yüzlerce sporcuya hizmet vermektedir. Misafirlere ücretsiz tarihi geleneksel tekke çorbası da ikram edilmektedir.

İki çocuğu lisanslı okçuluk takım sporcusu olan bir baba olarak bu sporu herkese tavsiye ederim. Diğer tüm sporlarda olduğu gibi okçuluk sporuyla uğraşan çocukların fiziksel, zihinsel, duygusal ve toplumsal gelişimleri olumlu yönde desteklenmektedir. Okçuluk sporuyla, kuvvet, dayanıklılık, esneklik, denge, sürat, zamanlama, sinir-kas-eklem koordinasyon ve duruş gibi fiziksel kazanımlar yanında görev, sorumluluk, sabır, dostluk paylaşım, uyum, liderlik, takım ruhu, kazanma ve kaybetme duygusuna alışıp kabullenme, dengeli beslenme ve sağlığını koruma, kişilik ve karakter oluşumunun sağlıkla tamamlanması sağlanmaktadır.

Okçular Vakfı Spor Kulübü yanında özel spor kulüplerinin de çabalarıyla kısa zamanda onlarca milli sporcu yetiştirilmiş ve dünya çapında ülkemizi temsil ederek başarılara imza atılmıştır. Ülkemizi temsil eden başarılı sporcularımızdan bazıları; Yeşim Bostan, Yasemin Anagöz, Gizem Elmaağaçlı, Ayşe Bera Süzer, Gülnaz Coşkun, Aybüke Aktuna, Begümhan Elif Ünsal, Aleyna Akçınar, Cansu Ecem Coşkun, Fatma Buket Aycan, Evrim Sağlam, Demir Elmaağaçlı, Mete Gazoz, Onur Tezel, Oğuzhan Küçük. Dünya Okçuluk Federasyonu’nun 13–14 Ekim 2017 de Meksika’da yapılan 52. Kongresinde Prof. Dr. Uğur Erdener 2005 ten bu yana yürüttüğü başkanlık görevine yeniden seçilmiş olması ülkemiz adına ayrıca bir gurur kaynağıdır.

Tüm okullarda spor salonları ve beden eğitimi dersini gerektiği gibi yapabilecek altyapının henüz tamamlanmamış olması bir yana haftada 2-4 saatle sınırlı ders saatinde bir spor dalında yapılan faaliyetle sporcu yetişmeyeceği aşikardır. İlkokul 1-2-3. sınıflarında haftada 5 saat beden eğitimi ve oyun, ilkokul 4, ortaokul 5-6-7-8. Sınıflarında ise haftada 2 saat beden eğitimi ve spor dersi bulunmaktadır. Seçmeli spor ve fiziki etkinlikler adıyla 2-4 saat daha ilave alınabilmektedir. Liselerde haftada ikişer saat zorunlu ortak beden eğitimi ve spor dersi yine seçmeli ders olarak da ikişer saat seçilebilmektedir.

Resim, müzik ve spor gibi özel yetenek gerektiren derslerden her öğrencinin yaradılıştan gelen bireysel farklılıkları dikkate alınmadan öğrencilere not verilmesi ve bu notların yılsonu ağırlıklı başarı puanı hesabına katılması, öğrencilerin liselere ve üniversite yerleşmelerine etki etmesi yeniden tartışılmalıdır. Bu arada “onikiden vurmak” deyimiyle hedef kağıdının merkezinden vurulduğunda oniki değil on puan kazanıldığını belirterek yanlış bilinen ya da yanlış kullanımı hatırlatmak isterim.

Kaynaklar:

(1) http://beden-egitimi.nedir.org/
(2) MEB, TTKB Beden Eğitimi Dersi Programı, 232 ve 345 sayılı kararları
(3) Erkan GÖKSU, Okla Yükselen Millet, Okçular Vakfı Yayını, Şubat-2018, İstanbul

Facebook Yorumları
Erol DEMİR
Erol DEMİR hakkında 75 makale
Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 dan itibaren Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğündeki görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.