İş İnsanları Gözüyle– 5 : “Sektör Temsilcilerine…”

Okulları bitirmek, kurslar-sertifikalar ve diplomalar almak nereye kadar? Eğer akademisyen olmayacaksanız çoğunlukla lisan ve yüksek lisans sonrası artık iş hayatına geçiş gündeme gelecektir. Aldığınız eğitim avukat, doktor, mimar, eczacı, mühendis gibi bireysel veya birkaç meslektaşla ortak işyeri açıp yalnız çalışılacak bir meslek değilse ya kamu ya da özel sektörde iş arayışı başlayacaktır.

10 Mayıs 2022 tarihinde açıklanan resmi rakamlara göre; istihdam edilenlerin sayısı 29 milyon 956 bin kişi, istihdam oranı ise yüzde 46,5 ve işgücü 33 milyon 851 bin kişi, işgücüne katılım oranı ise yüzde 52,6 olarak gerçekleşmiş. Bu gelişmeler neticesinde mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 11,5 olmuş.

Kamu sektörü istihdamına ilişkin veriler I. Çeyrek Mart-2022 rakamlarına göre; BİT’ler, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve bağlı kuruluşlar, Kamu bankaları, Özel Kanunları olan kuruluşlar, KİT’ler, Genel bütçe kapsamındaki kurum ve kuruluşlar, üniversiteler ve tüm kamu idarelerinde kadrolu personel 3.005.543, sözleşmeli personel 565.035, sürekli işçi 1.192.597, geçici işçi 50.520, diğer 107.351 olmak üzere toplam 4 milyon 921 bin 046 kişi olarak gerçekleşmiştir. Kamunun istihdamda payı ‘ 16,42 olarak çıkmaktadır. Demek ki Ülkemizde istihdamın neredeyse % 85 özel sektör tarafından gerçekleştiriliyor.

İstihdamın çoğunu sağlayan özel sektörü oluşturan iş hayatının buradan hareketle herkese söyleyecekleri önemlidir. Sektörlerinin duayenleri ve temsilcileri durumundaki yetmişiki iş insanıyla yaptığım mülakatlar sonucu hazırladığım “İş İnsanları Gözüyle TÜRKİYE’DE MESLEKİ EĞİTİM” adlı kitabımda; aşağıda özetle paylaştığım kendilerine yönelik de özeleştirilerde bulundular.

“Mesleki eğitimin değerini sektör temsilcileri olarak yeni algılamaya başladık. Üzerimize düşeni yapmada yetersiz kalıyoruz Doğru anlatılıp yönlendirilebilirsek desteklerimiz artacaktır. Staja kabulde, hakkıyla yapılmasında ve ücretlendirmede daha dikkatli olmalıyız. Hepimiz taşın altına elimizi koymalıyız. Her şeyi devletten hazır bekleyemeyiz. Birilerinin yetiştirmesini beklemeyelim. Erdemli iş insanı olarak insanlığa karşı sorumluluklarımızı bilmeli ve yerine getirmeliyiz. Paylaşma ve aktarma çabasında olmalıyız. Çevremizdekileri geliştirmeye katkı vermeliyiz.”

“Daha nitelikli faydalı çalışmalar yapabiliriz. Sektör temsilcisi STK’larda hizmet edecek insanları seçmeliyiz. Aradığımız nitelikli insanları okul-öğretmen-aile ve öğrenci el ele vererek yetiştirebiliriz. ME de sektörün kıymetli desteklerine ihtiyaç var. Eğitim kurumlarıyla daha çok biraraya gelmeliyiz. Neler yapılması gerektiğini bildiğimiz kadar yerine getiremiyoruz. İnsan, beşeri sermaye olarak diğer üretim faktörlerinden en kıymetlisidir. Üretim-ticaret ve ihracatın anahtarı nitelikli meslek eğitimi almış çalışanlardır. ME için çabamız sürekli destek şeklinde olmalıdır. Bir yandan işsizler varken biz de eleman arıyorsak çözüm mesleki eğitimdir.”

“Hepimizin işyeri aynı zamanda birer uygulama okuludur. Düşük maliyet için nitelikli elemandan vazgeçemeyiz. İşletmelerimizi ML öğretmen ve öğrencilerine sonuna kadar açmalıyız. Daha fazla zaman, iş ve para kaybetmemek için ME destek vermeliyiz. ME ve ML konusunda bilgi eksiğimizi okullara giderek kapatabiliriz. Her fırsatta ME önemini vurgulayarak farkındalık oluşturmalıyız. ME için kendini-firmasını adayan örnek iş insanlarıyla tanışalım. ME destek işini kanuni zorunluktan değil vicdani görev kabul edelim.”

“Herkes neler yapacağını düşünmeli çünkü çok işimiz ve desteğe ihtiyacımız var. Sonuç odaklı somut katkılar sunmaya çalışalım. İmkânımız varsa özel mesleki eğitim merkezleri açalım. İnsan yetiştirmek ülkeye yapılacak en iyi hizmettir. Şimdi el atmazsak gün geçtikçe sorun büyüyecektir. Stajyerlere kendi evladımız gibi davranırsak herşey daha güzel olacaktır. Gittikçe derinleşen nitelikli eleman sorunumuz üretim daralmasına yol açabilir. Biz yetiştiremiyorsak yapanlara destek olalım. Şikâyetçi olmak ve düzelmesini beklemek yerine çözüme dâhil olalım. Mesleki eğitim alanların mezuniyette mesleğinde çalışması zorunlu tutulabilir. Sektörel STK’ ların bir görevi de üye iş insanlarını ME gibi sosyal sorumlulukları konusunda bilgilendirip uyarmalarıdır.”

Yukarıda dört paragrafta özetlemeye çalıştığım sektör temsilcisi iş insanlarının söylediklerinden; “Devletin özellikle Milli Eğitim Bakanlığının, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının daha fazla bilgilendirme ve yönlendirme yapmasını, özellikle stajın ve ücretlendirmenin çok önemli olduğunu, şu an yapılanlardan daha çoğunun yapılması gerektiğini ve yapabileceklerini, öğrenci-veli-okul-iş hayatı-devlet el ele vererek en kıymetli üretim girdisi insan kaynağını geliştirip iyi değerlendirebileceklerini, işyerlerinin aynı zamanda meslek öğrenmek için en iyi okullar olduğunu, mesleki eğitimin kilit role sahip olduğunu, bu konunun yasal yaptırımlardan öte gönüllü-sosyal sorumluluk ve vicdani görev olarak görülmesi gerektiğini, bu çabanın ülkemiz için yapılacak en önemli işlerin başında geldiğini, her öğrenciyi-stajyeri kendi evladımız görmemiz gerektiğinin farkında olmalıyız” diyerek söylenmesi gerekenleri söylemişlerdir.

Öte yandan bu itirafların sonrasında karar vericilerin özel sektörün sahip olduğu işletme ve insan kaynağını iyi analiz ederek eğitim kurumlarını ve kurslarını yapılandırmaları gerekmektedir. Aksi halde açık işlerin varlığına rağmen nitelik, diploma, ücret ve beklenti uyuşmazlığını dolayısıyla genç ve üniversiteli işsizlik oranlarını azaltmak zor olacaktır.

Facebook Yorumları
Erol DEMİR hakkında 195 makale
Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 dan itibaren Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğündeki görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.